Posts Tagged "web sitesi"
Web Tasarım Kaynakları #11
OZD Tasarım’da klasik haline gelen ancak yaklaşık 2 haftadır ara verdiğimiz web tasarım kaynakları serisine 11.si ile devam edelim. Her web tasarımcının işini kolaylaştıracak, yazı tipleri, photoshop fırçaları, dokuları ve pattern setleri, psd dosyaları, vektörel grafikler, ikon setleri, gradient paketleri gibi ücretsiz kaynakları bu hafta da özenle seçmeye çalıştım.
Şu an ihtiyacınız olmasa da arşivinizde mutlaka bulunması gereken birbirinden güzel bu web tasarım kaynaklarını indirmek için resimlere tıklayın.
Deibi Font
Orbitron Font
Franchise – Font
Beautiful Fashion – Vektör Pattern
Elements Mix – Vektörel Set
The Design Inspiration Pattern
Apple Photoshop Gradient Paketi
Under Construction – Yapım Aşamasında Web Template (CSS+Html+PSD)
Magic Night – PSD Web Template
Lovely Website İkon Seti
Fritidsresor İkon Seti
W-shop İkon Seti
Solid Ink Splatters – Photoshop Fırça Seti
Aqueous Sun Textures – Doku Seti
Big Textures – Doku Seti
Paper Textures – Kağıt Dokuları Seti
Devamını OkuPortfolyo siteleri için ücretsiz 10+ web template
Bazı web tasarımcı arkadaşlarımız iş yoğunluğundan kendi portfolyo sitelerini hazırlamaya zaman bulamayabiliyorlar. Ben de aynı durumdan şikayetçiyim. Bir süredir üstünde çalıştığım portfolyo sitemi hala tamamlayıp da yayına alacak zamanı bulamadım. Böyle durumlarda, hazır portfolyo siteleri çok işe yarıyor aslında. Sadece web tasarım değil, fotoğrafçılar ya da kendi çalışmalarını yayınlamak isteyen bütün sanatçılar için de geçerli bu.
Bu nedenle benimle aynı durumdan yakınan herkese bir anlamda yardımcı olabilmek adına, ücretsiz 10+ portfolyo web template‘i bir araya getirdim. CSS ve HTML kodlaması ile uğraşmayacağınız, hatta bazılarının Javascript yazılımı da tamamıyla çalışır halde olduğundan, hiç bir zahmete girmeden olduğu gibi kullanabileceğiniz türden oldukça kaliteli hazır web siteleri bunlar. Görsel anlamda da üstünde titizlikle çalışılmış tipografi ve renk kombinasyonları açısından da son derece güzeller.
Hazır web tasarım kullanmayı tercih etmeseniz de, kendi web sitenizi tamamlayana kadar geçiçi bir süre için bu template’ler ile idare etmekte bir sakınca olduğunu sanmıyorum.
İndirmeden önce çalışır haldeki ön izlemelerini görüntülemek isterseniz resimlere tıklayın.
1) Anticipated | indir>>
2) Charcoal | indir>>
3) Cosmos | indir>>
4) Creativ Studio | indir>>
5) Earthlingtwo | indir>>
6) iluvtype | indir>>
7) luvbold | indir>>
8) Megan | indir>>
9) My Portfolio | indir>>
10) The Name Of Your Site | indir>>
11) O’No Typography | indir>>
12) Photographer | indir>>
13) Free Style | indir>>
Devamını Oku50+ PSD Website Şablonları
Website tasarımında Adobe Photoshop‘dan daha iyi bir program olmadığı konusunda hemfikiriz galiba. Bazen biz tasarımcılar arayüz tasarımı yaparken öyle bir an gelir ki takılıp kalırız. Aklımıza hiç bir fikir gelmez. İnsanlık hali: ) Böyle durumlarda hazır website şablonları incelemek en kolay ilham kaynağı olabiliyor. Birebir kullanmaktan her zaman çekinmemiz gerekse de, arayüz taslağı, renk paleti ya da beğendiğimiz bir buton tam da ihtiyacımız olduğu bir zamanda işimize yarıyor. bir Sinema-TV öğrencilerinin sürekli olarak uzun metraj film senaryosu okuması gibi, yeni başlayan web tasarımcıların da hazır website şablonlarını bütün efektleri ile incelemesi, kendilerini geliştirmesi açısından çok faydalı olacaktır.
İnternette oldukça fazla PSD website şablonu bulunuyor. Ancak o kadar dağınık ki nereye bakacağımızı şaşırıyoruz. Ben de bunun üzerine ücretsiz olarak indirebileceğiniz 50′den fazla hazır website şablonunu paylaşmak istedim. Farklı tarzlarda, farklı renk paletlerinde, her türlü kullanım için uygun hazır PSD website şablonlarını ücretsiz olarak indirmek için resimlere tıklamanız yeterli.
Devamını OkuWeb Tasarım Kaynakları #5
Düzenli olarak derleyip yayınladığım web tasarım kaynaklarına 5.si ile devam ediyoruz. Yine birbirinden güzel ve kullanışlı, tam da aradığınız araçlar olabilecek bu arşivlik kaynakta yazı tipleri, photoshop fırçaları, photoshop stilleri, dokular, gradient paketleri, ikon setleri ve web sitelerinizde kullanılmaya hazır PSD dosyaları bulunuyor. Hem de tamamını ücretsiz indirebilirsiniz.
Sözü fazla uzatmadan bu haftaki kaynakta neler var hemen göz atalım…
Peixe Frito Yazı Tipi
Birth Of A Hero Yazı Tipi
Peterbuilt Yazı Tipi
Wet Dream
Photoshop Stil Seti
Fluo – Photoshop Gradient Paketi
Shattered – Photoshop Gradient Paketi
Plastic İkon Seti
Onebit İkon Seti 1
Onebit İkon Seti 2
Phuzion İkon Seti
Heavy Watercolor Photoshop Fırça Seti
Grungy Worn Lines Photoshop Fırça Seti
Cosmic Lights Photoshop Fırça Seti
Bokeh Doku Seti
Swirly Lights Doku Seti
Mobile Button – PSD Dosyası
Office Set – PSD Dosyası
Devamını OkuMüşterilerin web tasarımcıda aradığı 5 özellik
Aslında başlığı “5 maddede freelance tasarımcı” şeklinde kısaltabiliriz. Çünkü burada web tasarımcıdan kastım özellikle freelance tasarımcılar. Ve bu makalede bahsettiğim müşterilerin aradığı özelliklere dikkat ederek en iyi freelance tasarımcılardan biri olma yolunda ilerleyebilmeniz mümkün. Öyleyse freelance tasarımcılar olarak bu makaleyi iyi bir freelance tasarımcıda olması gereken özellikler şeklinde değerlendirerek okuyabilirsiniz.
Bir müşteri ile anlaşıp, tasarım, site kurulumu ve sonrasındaki teknik destek aşamalarında müşterilerinizle aranızda olması gereken ilişki konusunda hiç özeleştiri yaptığınız oldu mu? Olaya bir de şu yönüyle bakalım. Uzun süredir web tasarımı yaptığınız halde, şimdiye kadar bir müşterinizin tavsiyesi ya da referansı ile başka bir müşteri kazanmadıysanız, artık oturup özeleştiri yapma vaktiniz gelmiş demektir.

Tasarımlarınız bir yana, freelance tasarımcılarda olması gereken nitelikler ve müşterilerinizle aranızda olması gereken ilişki konusunda değerlendirme yapıp, kendinizi bu konuda geliştirerek ve yenileyerek onların gözünde daha iyi bir itibar kazanabilirsiniz.
Bu konuda dikkat etmeniz gereken özellikler, aynı zamanda müşterilerin freelance tasarımcılarda aradığı özelliklerdir. Ve bu özellikleri 5 ana başlıkta toplayarak bu konuda neler yapmanız gerektiğine göz atabiliriz.
Sorumluluk
Çalışma takviminizi her müşterinize özel bir sorumlulukla oluşturmanız gerekir. Hiç bir müşteriniz, daha büyük bir proje üstünde çalıştığınız için kendi sitelerinin gecikmesini istemez. Müşteriniz, kendisinin her zaman sizin için önemli olduğunu hissetmek ister. Bu nedenle bütün müşterileriniz sizin gözünüzde aynı önem seviyesine sahip olmalı ve her biri ile özel bir sorumluluk bilinciyle çalışmanız gerekmektedir.
O an hangi müşteriniz için çalışıyorsanız, o müşterinizin, kendinizi o işe adadığınızı hissetmesini sağlayın. Böylece o da kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmek isteyecek ve site içeriği, resim dosyaları ve siteyle ilgili gerekli olan diğer önemli dökümanları size zamanında temin edecektir.
Yaratıcılık
Portfolyonuzu gözden geçirin. Çünkü müşterileriniz sizinle anlaşmadan önce bunu yaparlar. Daha önce yaptığınız işlerde ne kadar özgün ve yaratıcı olursanız olun, yaratıcılık müşterinizin isteğine göre değişeceğinden, onların ne istediğini iyi anlamanız ve onlara hayal ettiklerinden daha iyisini vermeniz gerekir. Müşteri, portfolyonuzdaki en iyi sitenin kendi sitesi olduğuna inanmak ister. Bunu başarmak için her tasarımınızda yeni bir teknik ya da efekt denemekten çekinmeyin. Buton, navigasyon menü ya da form elementlerinde daha önce hiç kullanmadığınız görsel efektleri kullanıp, müşterinize farklı bir şeyler sunabilirsiniz.
Şahsen ben her web site tasarımında özellikle form elementlerinde internette hiç rastlamadığım efektler denemekten çok keyif alıyorum. Ortaya çok da etkileyici işler çıkabiliyor. Basit bir örnekle input:focus özelliğine farklı değerler tanımlayarak iletişim formundaki satırlara alışılmışın dışında bir canlılık kazandırabilirsiniz.
Titizlik

İyi bir tasarımcı titiz olmak zorundadır. Ana sayfa tasarımı haricinde alt sayfalarda ve sitedeki bütün objelerin tasarımında aynı titizliği göstererek mükemmelliyetçi bir bilinçle çalışmanız, müşteri memnuniyeti açısından çok önemlidir. Müşterinin gözünü sadece ana sayfa tasarımı ile boyamaya çalışmak yerine, aynı önemi alt sayfalara da göstererek, işinizi (dolayısıyla müşterinizin web sitesini) ne kadar önemsediğinizi onlara kanıtlayabilirsiniz. Ve böylece onların güvenini kazanırsınız.
Ayrıca tasarım sürecinde müşterilerinizin önerilerine ve yapıcı eleştirilerine açık olup, tasarımın onların istekleri doğrultusunda son şeklini almasını sağlayın. Bu, müşteri memnuniyeti açısından çok önemli bir davranıştır.
Anlayış

Karşılıklı anlayış her iki tarafa da avantaj sağlar. Eminim her tasarımcı, müşterisinin başlangıçtan sonuca kadar her aşamada mutlu olmasını ister. Bu nedenle öncelikle tasarımcı müşterisine karşı anlayışlı olduğunu göstermek zorundadır. Geçmişten günümüze kadar herkesin bildiği “müşteri her zaman haklıdır” sözünü dikkate alarak müşterilerinizin isteklerine gösterdiğiniz anlayış onları memnun eder. Ancak tasarım işinde onları kırmadan “hayır” demeyi de bilmeniz gerekiyor. Çünkü tasarım sizin işiniz ve tasarımı müşterinizden daha iyi anlarsanız.
Müşteriler tasarımın her aşamasında müdahalede bulunmak isteyebilirler. Eğer müşteriniz farkında olmadan tasarımın estetiğini ve güzelliğini bozacak bir değişiklik isterse, kibar bir dille bu değişikliği yapmanın tasarım açısından iyi olmayacağını belirtebilirsiniz. Böyle yaptığınızda, onlar da muhtemelen sizi anlayışla karşılayacaktır. Yine de istedikleri değişikliği görmek istediklerinde, iş takviminizi aksatmayacağına eminseniz bu değişiklik için ayrıyeten bir maliyet çıkarmamaya çalışın. Karşılıklı anlayış, çalışma sürecinin ve uzun süreli iş ilişkisinin en sağlıklı yoludur.
Özgüven

Özgüven, kibirden çok farklı bir şeydir. Özellikle de çok yüksek fiyatlarla çalışan, sektörün ünlü freelance tasarımcıları bir süre sonra müşterisi için “en iyi tasarım”ı yapmak zorunda hissetmeyecek kadar özgüvenli olabiliyorlar. Bunu bence özgüvenden çok kibir ile ifade edebiliriz. Müşteri “ben böyle tasarladıysam bir bildiğim var” diyebilecek kadar kendine fazlasıyla güvenen bir tasarımcı yerine, müşterisinin istediği değişiklikleri önemseyen, aynı zamanda da ne yaptığından emin olacak kadar özgüvenli bir tasarımcıyla çalışmayı tercih eder. Bir tasarımcı, zaman içerisinde müşterilerinden aldığı olumlu eleştiriler sayesinde özgüven kazanmaya başlar. Bu da yine müşteri memnuniyetiyle ilgili bir durum olduğundan onların isteklerine cevap verebilmeniz çok önemlidir.
Müşteriler tasarımcıda başka ne arar?
Eminim müşteriler, en iyi web tasarımcı ile çalışmak için yukarda sıraladığım niteliklerden daha fazlasını arıyorlardır. Ancak benim gözlemlediğim kadarıyla belirlediğim ana başlıklar bunlar. Aklıma gelmeyen ama sizin emin olduğunuz başka özellikler varsa bu konuda yorumlarınız ve eleştirileriniz benim için çok önemli.
Freelance tasarımcılar olarak başka hangi özelliklere sahip olmalıyız? Bir müşteri olarak freelance tasarımcılarda hangi özellikleri ararsınız? Cevaplarınızı bekliyorum.
Devamını OkuTasarımcıların sorunu: yazılımcı bulmak ve birlikte çalışmak
Freelance web tasarım pazarı son zamanlarda gerçekten çok büyüdü. Özellikle kurumsal şirketlerin -belki de özel ilgi istemesinden dolayı- freelance tasarımcılara ilgisi arttı. Bununla birlikte müşterilerden gelen istekler de çoğaldı tabi. Tasarım konusunda müşterilerinizin bütün isteklerini karşılamakta zorlanmıyor olabilirsiniz. Ama Photoshop’ta tasarım yapmak freelance tasarım işinin sadece bir bölümüdür. Asıl büyük bölüm sitenin kodlanması bir yana, yazılımından ibarettir. Ve bu bölümde doğru yazılımcı ile çalışmazsanız müşterilerinizin isteklerini tam anlamıyla yerine getiremeyebilirsiniz.
Müşteriniz web sitesi yaptırmak için kapınızı çaldığında hiç yazılım bilmeyen çok iyi bir tasarımcı olarak ona ne dersiniz? “Üzgünüm, ben sadece tasarım yapıyorum, yazılım bilmiyorum” dememelisiniz. İşi alırsınız ve derhal sitenizin programlamasını yapacak iyi bir yazılımcı arayışına girersiniz. Aslında çok kolay, değil mi? Hayır, pek sayılmaz:) Bu sektörde ne kadar çok “web programcısıyım” diye geçinen kişi var ki bilemezsiniz. Her fırsatta kapasitelerinden, teknik donanımlarından ve deneyimlerinden bahsederler ama onlarla çalıştığınızda vaad ettiklerinin aksine müşterinizin isteklerini yerine getiremezler. Gerçekten iyi web programcılarını tenzih ediyorum, onlar üstlerine alınmasın ama kalabalık bir yazılım camiasından iyi olanı bulmak çok zor olabiliyor.
Bu makalede, bir web tasarımcı olarak bu sorunun üstesinden nasıl gelinebileceğini anlatmaya çalışacağım. Bunun için incelememiz gereken başlıklar şunlar:
- Yazılımcıyı nerelerde aramalıyız?
- Doğru yazılımcıyı nasıl bulabiliriz?
- Yazılımcı ile çalışırken nelere dikkat etmeliyiz?
Yazılımcıyı nerelerde aramalıyız?
Yazılımcı ararken bakabileceğimiz bir çok yer var. Ve o yerlere aslında hiç de yabancı değilsiniz.
Güvenilir çevre
İş ilanı vermeden önce ilk yapmanız gereken şey, çevrenizdeki arkadaşlarınıza ve bu sektörle bağlantılı güvenilir insanlara danışmak olsun. Böylelikle güvendiğiniz bir kaynağın referans olduğu yazılımcı hiç tanımadığınız bir yazılımcıya göre her zaman daha iyidir. Özellikle de aynı yazılımcıyla daha önce çalışan bir tasarımcı arkadaşınızdan olumlu bir yorum duyarsanız artık daha fazla endişelenmenize gerek kalmadı demektir. Bu konuda Twitter, Xing, Facebook gibi bağlantı ağlarından da güvendiğiniz insanlara danışabilirsiniz.
Sektörün tanınmış uzmanları
Eğer bütçeniz bunu gerçekten karşılayabilecekse, en iyi sonucu tabi ki yazılım sektörünün en iyi isimleriyle çalışarak alabilirsiniz. Uzmanlık alanı ile ilgili kitap yazacak ya da konferans verecek kadar büyük isimlere bütçeniz yetmiyorsa en azından yazılım konusunda kendi blogu olan ve takip edilen insanları tercih edebilirsiniz. Her blogu olan kişi bütün yazılım isteklerinizi karşılayabilecek diye bir durum olmasa da, eğer bu sektörde itibar kazandıysa bunu kendisinin başarısına bağlamalıyız.
İlan Siteleri
Bütün kanalları tükettiğiniz halde aradığınız yazılımcıyı hala bulamadıysanız internetteki ilan sitelerine başvurmanın zamanı gelmiş demektir. İşte bu noktada devreye ücretli ve ücretsiz profesyonel ilan sitelerinin yanında freelance tasarım ile ilgili diğer web siteleri ve forumlar devreye giriyor. İlan verirken işle ilgili olarak domain adı, özel isim ve ücret hakkında bilgi vermeden, işin yazılımla ilgili olan kısmı ile ilgili bir kaç teknik detayı vermenizde sakınca yoktur. Böylelikle belirlediğiniz arama kriterlerine göre sınırlarınızı daraltacak ve konuyla alakalı olmayan diğer yazılımcıların başvurularını önlemiş olacaksınız.
Doğru yazılımcıyı nasıl bulabiliriz?
Yeterli sayıda yazılımcı başvurusu aldınız ve şimdi sıra zor olan bölümde: Dikkatli bir şekilde inceleyerek elemek. Bunu yaparken dikkat etmeniz gereken önemli noktalar var.
Referanslar ve portfolyo
Yazılımcıyı bulurken en önemli noktalardan biri de budur gerçekten. Çevrenizden birilerinin olumlu referansıyla bulduğunuz yazılımcılarla çalışırken güven sorununu daha işin başındayken çözmüş olursunuz (Her şeye rağmen, kontrol güvenden daha iyidir). Bulduğunuz yazılımcının kişisel referansı yoksa eski müşterileri ile iletişime geçip sormanızda hiç bir sakınca yoktur aslında.
Yazılımcının portfolyosu da çok önemlidir. Yazılımını yaptığı siteleri ziyaret ederek fonksiyonel yönden inceleyin. Yazılımın tamamı kendine ait olmayabilir. Açık açık yazılımın hangi bölümlerinin kendisine ait olduğunu sorabilirsiniz. Projenin yazılımı ile ilgili tam olarak neye ihtiyacınız olduğunu belirleyerek, bulduğunuz yazılımcının yeteneğini ve tecrübesini buna göre değerlendirin. Bu konuda aklınızda hiç bir soru işareti kalmadığından emin olmalısınız.
Anlama Kabiliyeti
Yazılımcının anlama kabiliyeti de en önemli hususlardan biridir. Başarılı bir yazılımcı projenin her aşamasında karşılaştığı teknik sorunları zaman kaybetmeden anlayarak çözüm getirebilmelidir. Bu aynı zamanda detaylı ve büyük projelerde karmaşıklığın önüne geçen bir yeteneğe sahip olduğunu gösterir.
Ayrıca iyi bir dinleyici ve talimatlarınızı yerine getirecek biri olmalıdır. Kendisiyle telefon ve e-mail yoluyla iletişim halindeyken, tavırlarından bu konuyla ilgili önsezi ve ipucu alabilirsiniz.
Sonuç olarak yazılımcı ile aranızdaki iletişim ve yazılımcının sizi ve teknik sorunları anlama kabiliyeti, projenizin zamanında ve başarı ile sonuçlanmasında önemli rol oynar. Şayet bunu başarabilirseniz, hem gelecekteki yeni projelerinizde gönül rahatlığıyla beraber çalışabilirsiniz hem de diğer projelerde yine sizinle çalışmak isteyen -sonuçtan memnun- bir müşteri kazanmış olursunuz.
Uzmanlık Alanı
Bütün yazılımcılar aynı işi yapmaz. Hepsinin bir uzmanlık alanı vardır. Siz de projenizin gereksinimlerini karşılayabilecek uzmanlık alanına sahip bir yazılımcı bulmalısınız. Örneğin bir alışveriş sitesi işi aldıysanız, alışveriş sitelerinde deneyimli bir yazılımcıyla çalışmalısınız. Aradığımız kişi İsviçre Çakısı gibi herşeyden birazcık anlayan birisi olmamalı. Buradaki anahtar kelime uzmandır. İstediğiniz program dilini ya da teknolojiyi bildiğini ama daha önce o konuda hiç çalışmadığını söyleyen programcılardan sakınmanızı tavsiye ederim. Uzmanlık alanı ile ilgili kendi yazılarını yayınladığı blogu olan yazılımcılar kendilerini sürekli geliştirmek ve uzman olduklarını kanıtlamak için diğerlerinden her zaman bir adım öndedirler.
İletişim Kolaylığı
Elbette rahatlıkla iletişime geçebileceğiniz bir web yazılımcısı ile çalışmak istersiniz. Sadece siteyi yaparken değil aynı zamanda düzenli görüşmeler ve güncelleme işlemleri için de her daim ulaşılabilir olmalı. Bir anlamda zamana karşı yarıştığınız süreçte, günlerce hatta haftalarca yazılımcınızdan haber alamamak kadar kötü bir durum olamaz her halde. Freelance tasarım sektöründe bir çoğumuz Messenger, Skype ya da Gtalk kullanıyoruz. Birlikte çalıştığımız yazılımcının da düzenli olarak çevrimiçi olduğu bir sohbet programı kullanması ve e-maillerine zamanında cevap vermesi size hızlı iletişim kolaylığı sağlar. Bu, yazılımcının bütün zamanını sizin projenize ayırabileceği anlamına gelmesin. Ama yine de iletişim kolaylığı projenin zamanında teslim edilebilmesi için çok önemli bir faktördür.
Ücretlendirme
Kesinlikle proje için yazılımcıya ayırdığınız ücret çok önemlidir. Ama sadece yazılımcının istediği ücrete odaklanmak en iyi yazılımcıyı bulmanızı sağlamaz. Yine de en iyi sonuca ulaşmak için proje için yaptığınız bütçelendirme ile ilgili bütün kriterleri değerlendirmelisiniz.
Günümüzde freelance’in her dalında olduğu gibi çok düşük ücretle iş yapan yazılımcılar bulmak kolaydır. Peki onların, isteklerinizi karşılayabilecek kapasitede olduklarından emin olabilir misiniz? Yazılım dünyasında ayrıntılı bir fiyat karşılaştırması yapıldığında, alınan hizmetin fiyatla doğru orantılı bir bağlantısı kesin olarak söz konusu değildir. Bazı yazılımcılar normalden daha düşük ücrete çok iyi işler çıkartırken, bazıları da çok yüksek ücret talep ettikleri halde istediklerinizi karşılayamayacak kadar tecrübesiz olabilirler. Bu nedenle sadece ücretlendirmeyi değil, yukarda saydığım bütün önemli noktaları göz önünde bulundurmalısınız.
Yazılımcı ile çalışırken nelere dikkat etmeliyiz?
Aradığınız yazılımcıyı buldunuz ve proje üstünde çalışmaya başladınız. Projeyi aksaklığa uğratmamak veya daha büyük bir sorunla karşılaşmamak için aklınızda olması gereken bir kaç önemli husus vardır.
Bütün detayları kontrol edin
Proje sürecinde işinizin sadece Photoshop‘ta tasarım yapıp belki biraz da CSS yazmak olduğunu düşünmeyin. Yazılımcıdan yapmasını istediğiniz bütün fonksiyonları, her bir butondan linklere kadar bütün detayları ile birlikte mutlaka inceleyerek tasarladığınız gibi olup olmadığını kontrol edin. Gerektiğinde üstünde tartışmaktan çekinmeyin. İşlem sürecinde müdahalede bulunmazsanız daha sonra geriye dönüp düzeltmeler yapmak daha zor olabilir ve haliyle daha fazla zamanınızı alabilir.
CSS ve Html yapısı da yazılımcı tarafından oluşturulacaksa tasarım notlarınızı döküman halinde kendisine vererek kenar boşlukları, satır aralıkları, sayfa genişlikleri, yazı tipi seçimi gibi konularda kendisine rehberlik sunabilirsiniz. Normalde iyi bir yazılımcı, arayüz tasarımını Html’e birebir dönüştürmekte zaten sorun yaşamayacaktır ama yine de siz önleminizi bu şekilde alırsanız iyi olur.
Tasarımı yazılımcıya herşeyiyle hazır halde verin
Bazı tasarımcılar tasarım yaparken yapısal sınırları ve web standartlarını tamamıyla dikkate almazlar. En basitinden ölçü birimi Piksel, çözünürlük ise 72 piksel/inch olmak zorundadır. Photoshop’ta tasarıma başlamadan önce belirlemeniz gereken sayfa ayarları kabaca aşağıdaki resim gibi olmalıdır. Bu ayarlara göre yaptığınız tasarım, internet tarayıcısında görüntülenecek olan sayfanın neredeyse aynısı olacağı için yazılımcılar için de kolaylık sağlamış olursunuz.
Siteyi bütün tarayıcılarda kontrol edin
Bu aslında yazılımcıların iyisiyle kötüsünü birbirinden ayırmak için çok önemli bir kriter. Web yazılımcıları sitenin Internet Explorer 6-7-8, Firefox 2-3, Safari 3-4, Google Chrome ve Opera gibi ünlü tarayıcılarda düzgün görünmesini ve yazdıkları bütün fonksiyonların sorunsuz olarak çalışmasını sağlamak zorundadırlar. Burada tartışılması gereken en önemli nokta, yeni web teknolojilerini desteklemeyen Internet Explorer 6′nın artık önemsenmemesi gerektiğidir. Ancak malesef ülkemizdeki resmi kurumlarda ve banka, sigorta şirketleri gibi kuruluşlarda hala IE 6′nın kullanılıyor olması bu konuda elimizi bağlamaktadır.
Tekrar tekrar test edin
Siteyi bütün tarayıcılarda kontrol etmek test işleminin sadece bir bölümüdür. Burada önemli olan, bütün fonksiyonların ve sayfaların farklı yollardan tekrar tekrar test edilip bug diye tabir ettiğimiz hataları bulup ayıklamaya çalışmaktır.
Mümkün olduğu kadar bütün linkleri ve butonları tıklayın, bütün formları doldurarak submit edin ve sonuçları görün. Eğer bir alışveriş sitesi ise gerçek bir kredi kartı ile denemek için bir ürün satın alın ve siparişten teslimata kadar olan işlem sürecini takip edin. Bir içerik yönetim sistemi (CMS) ise yazı yazma, düzenleme ve yorum bırakma gibi bütün özelliklerini tekrar tekrar deneyin. Hataları bulup ayıklamak her yazılım projesinin en can alıcı bölümüdür.
Makul bir süre belirleyin ve iş takvimi hazırlayın
Hiç kimse proje teslim günü geldiğinde ek süre talep edilmesini istemez. Proje teslim günleri (deadline) üstümüzde oluşturduğu stresle birlikte çalışmalarımızın kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle projedeki zaman aralıklarını mantıklı bir şekilde belirlemek çok önemlidir.
Web tasarım projesini yönetirken dakik olmak için, zamanı bölümlere ayırarak oluşturduğunuz iş takvimine göre çalışmak gerekir:
- Tasarımı yazılımcıya teslim edeceğimiz zaman
- Yazılımcının, incelemeniz için fonksiyonları ve yazılımın tamamını size vereceği zaman
- Yazılımcı ile birlikte kontrol edip düzenlemeler yapacağınız zaman aralığı
- Siteyi müşteri ile birlikte gözden geçireceğiniz zaman aralığı
- Yazılımcı ile birlikte yapacağınız son düzenlemeler için gerekli zaman aralığı
- Sitenin tamamıyla teslim edilmesi ve internete yüklenmesi
Müşterilerinizin beklentilerini tamamıyla karşılayabilmek adına bu şekilde çalıştığınız sürece sorun olmayacaktır. İş takvimini hazırlamaya başlamadan önce yazılımcınıza danışarak istenilen yazılımın normal şartlarda ne kadar zaman alacağını belirlemeye çalışın. Ancak bu şekilde müşterinize karşı dakik olabilirsiniz. Plansız oluşabilecek sorunları da hesaba katarak esnek bir pay bırakmakta fayda var tabi.
Sonuç
Aldığınız website projesi için bir yazılımcı bulduğunuzda efektif olarak proje yönetiminden de siz sorumlu olacaksınız. Bu size tasarım haricinde de önemli deneyimler kazandıracaktır. Bir yazılımcı ile ortak çalışmayı öğrenmek web tasarım kariyerinizde önemli bir yol kat etmenizi sağlar. Bu yol boyunca tasarım konusunda önemli gelişmeler ve tecrübeler kazanırsınız.
Sonuç olarak, yazılımcı ile beraber çalışmak profesyonelliği ve ekip çalışmasını gerektirir. Doğru yazılımcıyı bulmak ve iş ilişkilerinizi geliştirmek ise biraz zaman alabilir. Bu nedenle doğru kişiyi bulduğunuz zaman onunla uzun süreli çalışmak için karşılıklı özveride bulunun ve web tasarım dünyasında neler yapabileceğinizi herkese gösterin.
Devamını OkuHtml kodlarınız düzenli mi?
Güzel bir web sitesi, tasarımcısı için her zaman övünç kaynağıdır. Ziyaretçiler sitenize girdiğinde, tasarımınızın ne kadar güzel olduğu ile ilgili konuşurlar. Peki kod yapısının (Html ve CSS) güzelliği hakkında konuştuklarını hiç duydunuz mu?
Normal kullanıcılar html kodlarınızı görmezler çünkü önemsemezler. Onları daha çok dış görünüşü ilgilendirir. Tasarımcılar da bunu bildiğinden kodlarının düzgün görünüp görünmemesinin çok da önemli olmadığını düşünürler. Hal böyle olunca internette düzenli görünen html kodlarına sahip sitelerle karşılaşmak neredeyse imkansız oldu. Ama aslında düzenli bir kod yapısı sanıldığından daha önemlidir. Bir web sitesi, dizaynı kadar kod yapısı ile de güzel bir görünüme sahip olmalıdır. Aksi takdirde dışarıdan çok güzel görünen ama arka tarafında mutfağı dağınık ve pis olan lüks bir restoran benzetmesi yapmak mümkündür.

Kodların görünümü neden bu kadar önemli?
Karmakarışık kod yapısı, düzgün görünen kod yapısı ile aynı şekilde iş görür aslında. O halde kod yapısının görünümünü neden önemsemeliyiz? Maddeler halinde görelim:
Daha kolay güncelleme imkanı verir
Düzenli bir kod yapısı, gelecekte değişiklik yapacağınız zaman elementleri ararken size kolaylık sağlar ve zaman kaybının önüne geçer.
Daha az yer kaplar
Bu her tasarımcı tarafından bilinen ama nedense çok da önemsenmeyen bir gerçek. Düzenli kodlar, karışık kodlara göre daha az yer kaplar ve böylece yükleme işi daha hızlı gerçekleşir.
Daha profesyonel görünmenizi sağlar
Kendinizi web sitesi yaptırmak isteyen büyük bir şirketin, site işlerinden az çok anlayan reklam ve pazarlama müdürünün yerine koyun. Web sitelerini karmakarışık bir kodlama ile hazırlayan bir web tasarımcıya mı para ödersiniz, yoksa sayfaların kodlarına da en az tasarım kadar önem veren bir web tasarımcıya mı? Hangisi sizin gözünüzde daha profesyonel görünür? Düzenli bir kod yapısına sahip olarak web tasarımcı rakiplerinizin bir adım önüne geçebilirsiniz. Hem de oldukça büyük bir adım…
Hataları en aza indirir
Kodlarınızı düzenli bir görünümle yazdığınızda, açtığınız tagleri kapatmayı unutma ya da yanlış tag ile kapatma ihtimaliniz çok azdır. Hata yapsanız dahi yaptığınız hataları çok kolay görebilirsiniz.
CSS’in Düzenlenmesi
Web sitenizin CSS’ini düzenlemenin bir çok yolu var. Tabiki güzellik göreceli kavramdır ve benim için daha düzgün görünen bir yapı sizin için öyle olmayabilir. Bir kaç farklı deneme ile gözünüze en düzgün görünen halini bulabilirsiniz.
Tek satır halinde yazın
CSS özelliklerini tek satır halinde yazmak hem CSS dosyanızın daha az yer kaplamasını sağlar hem de aradığınız classları ve değerleri daha kolay bulabilirsiniz.
Örnek olarak;
div {
background: #FFF;
font-style: italic;
font-size: 18px;
margin: 20px;
padding: 10px;
font-weight: bold;
}
şeklinde yazmak yerine,
div {background: #FFF; font-style: italic; font-size: 18px; margin: 20px;}
şeklinde yazın.
Elementleri gruplandırın
Elementleri ve çocuk elementleri aşağıdaki gibi gruplandırarak yazarsanız, daha sonra aradığınızı bulmakta zorlanmazsınız. Hem de düzgün bir görünüm sağlamış olursunuz.
div.element {}
div.element a {}
div.element ul {}
div.element .class p {}
div.other {}
div.other a {}
div.other p.class {}
Bölümlere ayırın
CSS’inizi Header, Footer, Main Page gibi uyarı başlıkları ile bölümlere ayırdığınızda hangi class’ın hangi bölümde kullanıldığını bulmanız açısından kolaylık sağlamış olursunuz.
<!– HEADER –>
div {background: #FFF; font-style: italic; font-size: 18px; margin: 20px;}
<!– HEADER BİTTİ–>
Anlamlı isimler verin
CSS class’larına ve elementlere isim tanımlarken anlamlı isimler vermeye çalışın. Html yapısında background resminizin adını bg.jpg yaptığınız gibi logonuzun class ismini de .logo koyabilirsiniz. h2.altbaslik, div.header, p.aciklama şeklinde örnekler çoğaltılabilir.
Kısaltma kullanın
Background, font, padding, margin ve border gibi özellikleri yazarken bütün değerlerini ayrı ayrı atamak yerine aşağıdaki örnek gibi kısaltarak yazın. Böylelikle CSS yapınız hem daha düzgün görünür hem de daha az yer kaplar.
div { padding-left: 20px; padding-right: 30px; padding-top: 50px; padding-bottom: 10px; }
yerine,
div { padding: 50px 30px 10px 20px; }
şeklinde yazın.
Html’in Düzenlenmesi
Sitenizin htmlini düzenlemek gerçekten çok kolay ve hızlıdır. İşte bir kaç püf noktası:
Hiyerarşik dizilim
Resimdeki örnekten ne demek istediğimi anladınız sanırım. Div’leri ve diğer bütün elementleri, içinde ve dışında yer alan elementlere göre merdiven basamakları şeklinde dizerseniz bir bakışta hangi element hangisinin içinde, hangisinin dışında olduğunu kolayca anlayabilirsiniz.
Satır Boşluğu
Kapsayıcı esas elementlerden oluşan bölümler arasına birer satır boşluk bırakarak ana bölümleri birbirlerinden ayırarak html yapısını daha anlaşılabilir yapabilirsiniz. Tabi boşlukları abartmamakta fayda var. Sadece header, main page ve footer gibi ana bölümleri ayırsak yeterli olur.
Anlamlı İsimler
Aynı CSS’te olduğu gibi Html’de de elementlere anlamlı isimler vermeniz, ileriki zamanlarda aradığınızı bulmanız için size kolaylık sağlayacaktır. Örnek olarak; background resminin adını image1234.jpg yerine bg.jpg yapmak, e-mail satırı olarak eklediğimiz input’un adını “e-mail” yapmak vs…
Yanılıyor muyum?
Tabi ki kodlarınızı düzenlemek zorunda değilsiniz. Ne de olsa ziyaretçileriniz kod yapınıza bakmıyorlar değil mi? Yanılıyorsunuz… Portfolyonuzdaki sitelerin kodları iyi düzenlenmediği için potansiyel müşterilerinizi kaybediyor olabilirsiniz. Bence bir an önce sitelerinizin kodlarını düzenleseniz iyi olur.
Konu ile ilgili yorumlarınızı bekliyorum.
Devamını OkuWeb tasarımında yapılan 10 temel hata
Hepimiz internette gezerken sayısız web sitesi ile karşılaşıyoruz. Eminim ki beğenmediğiniz website tasarımlarının sayısı beğendiklerinizden daha fazladır. Çünkü ben de aynı durumu yaşıyorum. Ve özellikle web arayüz tasarımlarında gördüğüm hataların sayısı oldukça fazla. Bu hataların standart bir web sitesinde olmaması gereken çok basit hatalar olması, inanın bir tasarımcı olarak hoş karşılanacak bir durum değil. Bu hataların hala yapıldığını görmek beni şaşırtıyor. Anlaşılan, web tasarımın temel kurallarına önem vermeden tasarım yapan, web sitesinin sadece sunduğu bilgiden ibaret olduğunu sanan ve nasıl sunulması gerektiğine önem vermeyen bir çok web tasarımcı var. Bu makalede deneyimlerimden yola çıkarak kesinlikle yapılmaması gereken temel hatalardan bahsedeceğim.
1. Kötü yazı tipi kullanımı

Yazı tipi kullanımı, öncelikli olarak içeriğin kolay okunabilirliği açısından önemlidir. Kötü bir yazı tipi seçimi içeriğin okunmasını zorlaştıracağı için ziyaretçilerinizin hoşuna gitmeyecektir. Bu hata ile, @font-face özelliği kullanılmaya başlandığından beri çok sık karşılaşır oldum. Alışılmışın dışında bir yazı tipi kullanarak farklı görünmeye çalışmak için farkında olmadan kötü bir yazı tipi seçimi yapılabiliyor. Bu hatanın önüne geçmenin en basit yolu içerik metinlerinde Arial, Tahoma, Verdana ve Times New Roman gibi her kullanıcının bilgisayarında olan ve insan gözünün alıştığı standart fontları kullanmaktır. Farklı font kullanmakta ısrarcı iseniz Helvetica‘dan şaşmayın derim.
2. İçerikte hiç resim kullanmamak

Okuma alışkanlığımızın çok güçlü olmadığından olsa gerek; inanın bana, bir çok insan sadece düz yazıdan oluşan içeriği okumaktan çok sıkılıyor. Gazete okurken de bu böyle değil midir? Önce resimlere bakarız. Sitede yer alan metinleri içerikle alakalı resimlerle zenginleştirerek, algılamayı kolaylaştırıp sıkıcılıktan uzak bir içerik oluşturmalısınız.
3. Uzun yazılarda hiç paragraf kullanmamak

İçeriğe resim ekleseniz dahi uzun yazılarınızı paragraflara bölmeniz gerektiğini unutmamanız gerekiyor. Yapılan araştırmalara göre, bir çok insan bir yazıyı okumaya başlamadan önce yazıyı gözüyle taradıktan sonra okumaya karar veriyor. Uzun yazılarınızı paragraflara bölerek yazının okunabilirliğini artırabilirsiniz. Böylelikle ziyaretçi yazıyı sıkılmadan okuyacaktır.
4. Yanlış yazı tipi büyüklüğü

Sitedeki yazıyı okumak için hiç ekrana yaklaşmak ya da sayfaya zoom yapmak zorunda kaldığınız oldu mu? Ya da yazılar normalden büyük olduğu için akıcı bir şekilde okumakta zorlandığınız? Yazı tipi büyüklüğü sitenizin hedef kitlesine ve içeriğe göre değişmektedir. Örneğin; çocuklar ya da yaşlılar için özel bir website tasarımı yapacaksanız, yazı tipini normalden büyük (en azından 1 punto daha büyük) kullanmalısınız. Web 2.0 ile birlikte tasarım anlayışımıza yerleşen tipografi kuralları açısından da yazıdaki hiyerarşiye göre yazı tipi büyüklüklerine önem vermeliyiz.
5. Çok fazla flash kullanımı

Flash kullanımının sitenizin görsel değerini artırdığı doğru olabilir. Ama gereğinden fazla kullanırsanız sitenin daha yavaş açılmasına ve yeni ziyaretçilerinizin siteden daha çabuk çıkmasına neden olursunuz. Ayrıca sitenin bir çok yerinde hareket eden flash animasyonların, asıl odaklanmamız gereken bölüme olan dikkatimizi bozduğunu düşünüyorum. Bu nedenle mümkün olduğunda flash kullanmaktan kaçınıyorum. Siz de mümkün olduğunca ve gerçekten ihtiyaç duymadığınız sürece kullanmamayı tercih edin.
6. Yazılarda rengarenk arka plan kullanımı

Bir çok iyi web sitesinde, yazıların arkaplanında düz renk kullanılır. Bunun sebebi, elbette kolay okunabilirliktir. Yukardaki örnek resimde harflerin seçiminin ne kadar zor olduğunu görüyorsunuz. Sitenin göze daha hoş görünmesini sağlamak için bu tarz bir kullanımı tercih ederseniz yanılırsınız. Aynı hataya düşmemek için yazılarda rengarenk arka plan resimleri kullanmamaya özen gösterin.
7. Çok fazla reklam kullanımı

Artık bir çok sitede ve özellikle bloglarda sıkça karşılaştığım Google reklamları konusunda yanlış düşünülen bir nokta var. Site sahipleri ne kadar çok yerde reklam olursa o kadar çok tıklanacağını düşünüyor olabilirler. Ama bu bence tamamıyla yanlış bir düşünce. Tam tersine gereğinden fazla reklam sayısı, ziyaretçinin siteyi bir an önce terk etmesine yol açabilir. Bunu önlemek için web sitenizde sabit bir reklam alanı belirleyin ve reklamlarınızı sadece o alanda yayınlayın.
8. Pop-up açılan pencereler

Pop-up pencereler gerçekten can sıkıcı olabiliyor. Bazı durumlarda kullanılması gerektiğini anlayabilirim ama sitedeki her sayfanın pop-up olarak açılmasının mantıklı bir açıklaması olduğunu düşünmüyorum. Sayfalarınızın aynı pencerede açılmasına dikkat etmelisiniz. Özellikle de otomatik olarak açılan pop-up reklamlar ben dahil bütün internet kullanıcılarının en nefret ettiği şey herhalde.
9. Gereğinden uzun yazılar

Kesinlikle bloglardan bahsetmiyorum. Blog okuyucularının bir çoğunun okuma alışkanlığı olduğundan uzun yazıları anlayışla karşıladığını düşünebiliriz. Ancak kurumsal siteler ve diğer tanıtım sitelerinde gereğinden fazla uzun yazılarla ziyaretçiyi sıkmak yerine daha sade ve anlaşılır bir dil tercih ederek yazılarınızı kısaltabilirsiniz. En fazla 1000 kelime gibi bir sınır koyarak yazılarınızı kontrol altına alabilirsiniz.
10. Fark edilemeyen linkler

Aslında tarayıcılar düz metinleri standart olarak siyah, linkleri ise mavi renkte gösteriyor. Ama CSS kullanımının yaygınlaşması ile birlikte yazı ve link stillerinde de kişisel tercihlere başvuruyoruz. Ve bu noktada renk tercihi konusunda hataya düşebiliriz. Sitedeki linklerin düz yazıdan kolay ayırt edilebilmesi için kullandığımız stillere ve renklere dikkat etmeliyiz.
Devamını OkuPortfolyonuzu rakiplerinizden daha iyi yapmanın yolları
Freelance dünyasında her zaman zorlu rakipleriniz olacaktır. Müşterilerinizin gözüyle bakıldığında, sizi rakiplerinizden ayıran faktörlerin başında portfolyo sitenizin kalitesi gelmektedir.
Portfolyonuzu oluştururken elbette kişisel tercihlerinizi kullanacaksınız. Yine de kendi tercihlerinizi, bu freelance dünyasında sizi diğerlerinden kesinlikle farklı kılacak bir kaç yolu dikkate alarak kullanmanızda fayda var.
Artık portfolyonuzu rakiplerinizden daha iyi yapmanın yollarını incelemeye başlayabiliriz.
İyi bir site tasarımı
Tabi ki portfolyo sitenizin güzel bir tasarıma sahip olması gerektiğini zaten biliyorsunuz ama internette o kadar kötü portfolyo siteleri var ki görseniz şaşırırsınız. Web tasarım hizmeti vermiyor olsanız dahi iyi bir portfolyo sitesine mutlaka sahip olmalısınız.
Kısacası, sitenizin tasarımı ne kadar güzel olursa müşterilerinizin gözünde profesyonelliğiniz ve itibarınız da o kadar büyük olacaktır.Tasarımı kötü olduğu için sitede satılan ürünlerin de kaliteli olmadığını düşündüğünüz web siteleri ile mutlaka karşılaşmışsınızdır. Aynı şey freelance işler için de geçerlidir.
Düzenli kod yapısı
Bunu bilmiyor olabilirsiniz ama müşteriler, özellikle de sizinle dışarıdan çalışmak isteyen web ajansları, sitenizin kod yapısına önem gösterip mutlaka inceliyor. Kusursuz tasarımın bir parçası olan düzenli kod yapısına siz de aynı önemi göstermelisiniz. Temel semantik yapılara ve web standatlarına göre düzgün bir kodlama yapmalısınız. Özellikle de web yazılım hizmeti veriyorsanız öncelikle kendi portfolyo sitenizin yazılımı düzgün bir kodlamaya sahip olmalı.
Bilgilendirme
Portfolyo sitelerinde genellikle verilen hizmetler alt alta listelenir ve referanslar küçük resimler halinde yan yana dizilir. Ama müşterilerinizin bilgilendirilmesi açısından olması gereken çok önemli bir şey nedense unutulur: işinizi neden ve nasıl yaptığınız. Bununla ilgili bilgilendirici açıklamalar müşterilerinizin dikkatini çekecek ve sizinle ilgili ön bilgi almalarını sağlayacaktır. Hizmet verirken özellikle kullandığınız yöntemleri ve teknolojileri neden tercih ettiğinizi müşterilerinize açıklayan bir bilgi metnini web sitenizde bulundurmanız, onların gözünde itibarınızı artıracaktır.
Samimi olmak
Bir çok portfolyo sitesi sanki robotlar tarafından yapılmış gibi mesafeli bir duruşa sahiptir. Profesyonel bir görünüm her zaman önemlidir ama daha önemli olan bir şey varsa o da samimi olmaktır. Böylelikle sitenin bir insan tarafından yapıldığı konusunda müşterinizi ikna ederek aranızdaki mesafenin gereksiz yere açılmasını önlemiş olursunuz. Hatta sitenizin “hakkında” bölümünde kendi resminize yer vermeniz hem profesyonel hem de samimi olduğunuzu gösteren bir faktör olacaktır. Aynı zamanda bu, kendinize güvenin de bir simgesidir.
İletişim Yolları
Sitenizde birden fazla iletişim yolunun olmasına dikkat edin. Bazı müşteriler sadece e-mail ile ulaşmayı, bazıları ise telefonla bizzat arayarak konuşmayı tercih eder. Sitenizde mümkün olduğunca bir e-mail adresi, iletişim formu ve messenger hesabınıza yer verin. Potansiyel müşterilerinizin size rahatlıkla ve kolaylıkla ulaşmasını istersiniz değil mi?
Blog Sahibi Olmak
Klişe gelebilir ama portfolyo sitenizde bir blog bölümünün olması size bir kaç yönden yardımcı olacaktır:
1. Ziyaretçilerinizin, sitenize tekrar gelmesi için bir nedeni olur. Bu da sitenizin onların akıllarında kalmasını sağlar. Ve böyleyece yaptığınız yeni işleri de görürler.
2. Sitenizi SEO (arama motoru optimizasyonu) bakımından destekler. Standart portfolyo siteleri SEO için yeterli içeriğe sahip değillerdir.
3. Sizi müşterilerinizin gözünde işinizin uzmanı olarak gösterir. Kullandığınız teknik kelimeleri anlamasalar bile blogunuzu takip ederler.
Canlı Kalmak
Portfolyonuzun eski işlerinizle dolu, unutulmuş bir site olmaması çok önemlidir. Bunun için ana sayfanıza Twitter hesabınızı ekleyerek anlık iletilerinizi portfolyo sitesinizde yayınlamak, sitenizin sürekli canlı kalmasına yardımcı olur. Bununla birlikte aynı anda Facebook, Friendfeed, Twitter, Google Buzz gibi bütün sosyal medya iletilerinizi hepsini birden sitenizde yayınlamak, ana sayfanızda gereksiz kalabalığa yol açarak göze hoş görünmeyecektir. Portfolyo sitenizi, günde kaç sosyal medya iletisi yazdığınızı göstermek için değil, yaptığınız işleri yayınlayarak müşteri kazanmak için açtığınızı unutmayın. Bu nedenle amaca yönelik ve kurumsal bir duruşu olan sosyal medya sitesi Twitter yeterli olacaktır.
Bir kaç iyi portfolyo sitesi
Sıra Sizde!
İyi bir portfolyo sitesi yapmak için sizin tavsiyeleriniz nelerdir? İyi portfyolyo sitelerine örnekler verirseniz sevinirim.
Devamını OkuWeb Sitesini Yenilemenin 3 Altın Kuralı
“Web sitemi yenilemenin zamanı geldi” diye düşünenlerdenseniz, söyleyeceklerim ilginizi çekecektir mutlaka. Yalnız, web sitesini tamamıyla değiştirmek değil, altını çizerek söylüyorum yenileyerek daha güncel ve daha bakımlı bir web sitesi haline getirmektir tam olarak bahsetmek istediğim şey. Web sitesini yenilerken dikkat etmek gereken 3 altın kuralı beraber gözden geçirerek sitenizin geçerliliğini ve etkileyiciliğini koruyabilirsiniz. Kurumsal şirket sitesi, kişisel blog ya da web tasarımcının portföy sitesi farketmeksizin bu kurallar her web sitesi için geçerlidir.
Her site sahibinin üşendiği, belki de cesaret edemediği web sitesini yenileme işi, bu kurallara dikkat edildiği sürece sıkıcılıktan ve zorluktan uzak tam anlamıyla keyifli bir süreç olabilir. Çünkü eskilerden yeni bir şey yapmak güzeldir.

Web sitenizi yenilerken değerlendirmek gereken bir kaç kritik soru ortaya çıkar.
- Tasarımı yenilemek yeni ziyaretçi çekebilir ama sadık ziyaretçilerinizi uzaklaştırır mı?
- İçeriği düzenlemek arama motoru optimizasyonunu nasıl etkiler?
- Bu değişiklikler siteyi gerçekten daha iyi yapar mı?
Bu sorulara doğru cevap verdiğimizde 3 altın kural ortaya çıkıyor.
1) Tasarımı değiştirin ama verdiği hissi koruyun

Ziyaretçi sayısı yüksek olan web sitelerinin tasarımını değiştirmek, site trafiği için büyük ölçüde intihar olur.
En basit çözüm: Eski ziyaretçilerinizin ilk anda yanlış siteye geldiklerini düşünmesini istemezsiniz her halde. Ama bu sizin tasarımınızdaki bir kaç anahtar öğeyi yeniden tasarlamanızı önlememeli. Bu nedenle tasarımınızda mutlaka değiştirmek istediğiniz önemli bir kaç bölüm belirleyin ve eski tasarımınızdaki hissiyatı değiştirmeden bu bölümleri yeniden tasarlayın. Böylelikle eski ziyaretçileriniz siteye girdiğinde yabancılık çekmeyecektir.
Eğer logonuz yeteri kadar güçlü ise, bu değişimi destekleyebilir. Ama değilse, yeniden tasarlanan bölümlere göre daha eski görünebilir. Öyle ise en azından web tasarımındaki altın oranı dikkate alarak logonuzu en azından sol üst köşeye alarak bir anlamda yenilik katın. Unutmayın ki siteniz; renk uyumu, tipografi, ikonlar ve resimler gibi her öğesiyle kendi tarzını oluşturmalıdır. Tasarımınızı yenilerken bu anahtar kelimeleri mutlaka göz önünde bulundurun.
2) Arama motoru (SEO) değerlerinizdeki kaybı önleyin.
Sitenizi yenilerken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, eski sitenizdeki SEO değerlerinizi kaybetmeyeceğinizden emin olmaktır. Elbette yaptığınız düzenlemeler Google’da yeniden indexlenirken biraz zaman alacak ve bu süre içinde bir takım düzensizliklere yol açacaktır. Bu sorunu en aza indirmenin bir kaç yolu var.
Öncelikle, sitenizin içeriğindeki başlıkların, anahtar kelimelerin (meta keywords) ve sayfa açıklamasının (meta description) değişmediğinden emin olun. Buna ek olarak, sitenizdeki linklerin mümkün olduğu kadar eskisiyle aynı olmasına dikkat edin. Değiştirmek zorunda kaldığınız linkler için Google‘ın da belirttiği gibi mutlaka 301 yönlendirmesi yapın ve linki değişen her sayfa için 301 yönlendirmesinin yapıldığından emin olun. 301 yönlendirme işlemini yapmanın en kolay yolu htaccess yöntemidir ama sunucunuza ve sitenize göre diğer yöntemleri de seçebilirsiniz.
Son olarak, site içeriği ile ilgili bütün değişiklikleri yaptıktan hemen sonra Google’a site haritasının son halini göndermeyi sakın unutmayın.
3) Sitenizin yedeğini alın ve düzenleme editörü kullanın
Web sitelerinizi genelde bilgisayarınızda çevrimdışı olarak düzenleyip daha sonra web sunucunuza yüklemeniz en doğru yoldur ama direkt olarak sunucu üstünde çevrimiçi düzenleme yapmayı tercih edenlerdenseniz, yine de endişelenmenize gerek yok. Düzenlemeye başlamadan önce sitenizin yedeğini almanız başlangıçta yeterli olacaktır. Ek olarak, sitenize Dreamweaver gibi bir editör ile bağlanarak çalışmanız, hata ayıklayıcı ve ön izleme özelliği ile her yaptığınız değişikliği anında görüp hatalara anında müdahale etmek açısından doğru bir tercihtir.
Ama dediğim gibi en iyisi lokalde yani kendi bilgisayarınızda çevrimdışı çalışıp, güncellediğiniz dosyalarınızı FTP’den siteye yüklemektir. Böylece internet olmayan zamanlarda da site üzerinde çalışma imkanınız olur. Eğer web siteniz statik bir site değilse yapmanız gereken ilk şey bilgisayarınıza yerel sunucu kurmaktır.
Yerel sunucu ile uğraşmak istemeyip çevrimiçi çalışmayı tercih edenlerdenseniz, yayında olan site adresinde değil de, aynı adrese ait bir subdomain üzerinde çalışmanızda fayda var.
Peki siz sitenizi yenilerken nelere dikkat ediyorsunuz? Kendinize göre belirlediğiniz kurallar var mı? Yorumlarınızı bekliyorum.
Devamını Oku













































































































