Posts Tagged "google"

Hala Google+ kullanmıyorsanız bir kez daha düşünün

Hala Google+ kullanmıyorsanız bir kez daha düşünün

Google+ (Google Plus) kullanıcılarıyla ilk buluştuğu zaman “Google’dan nihayet başarılı bir sosyal medya girişimi” demiştim. Beta sürümünü de test etme imkanı bulduğum Google+,  öncekilerle (Buzz ve Orkut) kıyaslandığında daha ilk kullanımda farkını hissetirmeyi başarmıştı. Daha ziyade, Google sonunda aşina olduğumuz bir sosyal medya arayüzü ile karşımıza çıkmıştı. Hemen ilk günlerde profillerimizi oluştursak da bize herhangi bir yenilik getirmediğini düşündüğümüzden olsa gerek bir çoğumuzun hevesi çabuk geçti. Şimdilerde ise ilk günlerdeki gibi aktif kullanmaz olduk. Ancak dünya genelinde hiç de öyle değil. Google Plus, yaptığı yeniliklerle öyle hızlı büyüyor ki bence artık bizim de profilimizi güncelleyip daha aktif kullanmamızın zamanı geldi.

Devamını Oku

Yenilenen Google hesabı, arama hizmetinden daha fazlasını sunuyor

Yenilenen Google hesabı, arama hizmetinden daha fazlasını sunuyor

Google’ın son zamanlarda attığı her adım beni daha çok şaşırtıyor ve heyecanlandırıyor. Wave ve Buzz‘ın hizmetlerini durdurup Google+ (Google Plus)’ı hayata geçirdiklerinde “işte niyayet Google’dan doğru bir adım” demiştim. Yanılmadığımı gördüm.  Google+’nın dünya genelinde hızlı yükselişi devam ededursun; neredeyse bütün hizmetlerinde birbiri ardına yaptığı radikal yeniliklerle, Google kendini sağlama almaya devam ediyor. Son yaptığı düzenleme ile bunu bir kez daha kanıtladı.  Artık yeni bir hesap açarken GMail adresinizin olması gerekiyor. Bununla da kalmayıp otomatik olarak Google+’a katılıyorsunuz.

Devamını Oku

Google’ın yeni versiyonu Caffeine ile SEO mantığı değişti

Google’ın yeni versiyonu Caffeine ile SEO mantığı değişti

Dünyanın en büyük arama motoru olan Google, rakiplerine karşı olan üstünlüğünü bir gömlek daha büyütmek istiyor olacak ki  geçtiğimiz günlerde yeni algoritması Caffeine‘i devreye soktu. Caffeine’in hayata geçirilmesinin hemen akabinde, ilgili mecralarda tek bir konu tartışılıyor: Google SEO‘da ne gibi değişiklikler olacak? SEO ayarlarının, web tasarım sektöründe başlı başlına bir hizmet haline geldiği günümüzde, Google‘ın bu denli radikal bir girişimle SEO mantığında değişikliğe gitmesi hepimizi heyecanlandırdı. Bu değişim, özellikle benim gibi blog yazarlarını oldukça yakından ilgilendiriyor. Açıkçası şu sıralar internette en çok araştırdığım konu Google Caffeine olduğu için, edindiğim bilgilerden sonra konu ile ilgili bir makale hazırlayarak, OZD Tasarım takipçilerinin de faydalanmasını istedim. Bakalım Google Caffeine ile bizi ne gibi değişiklikler bekliyor?

Öncelikle, çok katmanlı eski indexleme metodu yerine gelen küçük parçalar halinde güncelleme sistemi ile Google, arama sonuçlarını çok daha hızlı listeleyecek. Ayrıca yapılan aramaların mantıksal bir süzgeçten geçirilmesiyle en doğru sonuçlar en üst sıralarda yer alacak. Ancak benim Caffeine ile ilgili asıl değinmek istediğim konu SEO değişiklikleri.

Daha anlaşılır olması nedeniyle, Google Caffeine ile gelen SEO mantığındaki değişiklikleri ana başlıklar altında açıklamakta fayda görüyorum.

İndexleme

Yeni algoritmayla birlikte en önemli değişiklik, arama motoruna indexleme işleminde gerçekleşiyor. Yeni içeriklerin indexlenmesi artık çok daha hızlı olacak. “Real Time Search (Eş Zamanlı Arama” denilen bu mantıkla güncel bilgilere ulaşmak çok daha kolay ve hızlı. Bu aynı zamanda, listelenen arama sonuçlarının her gün (belki de her saat) değişiklik gösterebileceği anlamına geliyor. Artık Google güncel verilere daha çok önem verdiğinden, üst sıralarda yer almak için sürekli güncel kalmanız gerekebilir. Bu da, biz blog yazarlarının daha fazla yazı yayınlaması anlamına geliyor. Ne kadar çok yazarsak arama sonuçlarında görüntülenme şansımız artıyor.

İndexlemede güncellikten sonra en çok önem verilen kriter ise özgünlük.  Kopyala-yapıştır metoduyla yürüyen blogların bu durumdan olumsuz yönde etkilenmesi kaçınılmaz olacak. Çünkü Google, yeni versiyonu ile özgün içeriği üst sıralara çıkarırken, reklamla para kazanma peşinde koşturan çöplük haline gelmiş siteleri karanlık sulara gömeceğe benziyor.

Sonuç olarak, Google indekslemesinde iki kriter çok önemli: Güncel içerik ve özgün içerik.

Sosyal Medya

Google’ın güncel içeriğe önem vermesiyle, sitelerin sürekli olarak canlı kalmak zorunda olması Facebook, Twitter sosyal medya ortamlarının önemini artırıyor. Social Bookmarking  dediğimiz,  artık her blog yazarının ve diğer site sahiplerinin sosyal medya ortamlarında daha fazla link paylaşması ve sosyal medya sitelerinde daha aktif yer alması gerekecek.

Meta Etiketleri

“Şu kelime aranınca da benim sitem çıksın” mantığıyla daha önceden yapılan kandırmaca artık tarihe karışıyor. Çünkü hem sitenize hem de içeriğinize verdiğiniz etiketler konusunda Google artık çok daha titiz davranıyor. Caffeine algoritması, sitenizin içeriği ile etiketleri karşılaştırarak alakasız olanları geri plana atıyor. Etiketlerle birlikte, bir süredir zaten Google için önem taşıyan Meta Description’a siz de daha fazla önem vermelisiniz. Description bölümüne sitenizle ilgili açıklamaları gözden geçirip daha etkileyici ve içeriğinizle ilgili olacak şekilde düzenlemekte fayda var.

Kaynaklar:

http://googlewebmastercentral.blogspot.com/2010/06/our-new-search-index-caffeine.html

http://www.caffeineseo.org/2010/06/important-rules-that-you-must-know-to-get-high-ranking-in-search-engines/

http://www.profesyonelblogcu.com/arama-motoru-optimizasyonu/google-%E2%80%98caffeine%E2%80%99in-yararlari.html

Devamını Oku

Haftalık OZD #17

Haftalık OZD #17

Geçtiğimiz hafta Türkiye’de internet aleminin en çok konuştuğu konu, Google hizmetlerinin Youtube yasağı ile birlikte kullanılamaz olmasıydı. Google hizmetlerini kullanan bir çok şirket, web tasarımcı ve site sahibinin işleri aksadı ya da tamamıyla mağdur duruma düştüler. Bunun üzerine, çeşitli mecralarda Google ve Youtube’a erişimle ilgili çözümler yayınlandı. Ben de bu soruna kesin çözüm getiren IP ayarlarını “Google ve Youtube yasaklarını hosts dosyası ile ortadan kaldırın” başlığı altında sizinle paylaştım. Yalnız, teşekkür mailleri yerine makaleye yorum bıraksaydınız daha mutlu olurdum:) Her halukarda Google hizmetlerine erişim konusundaki probleminizin sayemde çözülmesine çok sevindim.

Blogun 17.haftasında ayrıca, her ne kadar bir kaç hafta geriden de gidiyor olsak düzenli ve özenle hazırlamaya çalıştığım Web Tasarım Kaynakları serisinin 11.sini yayınladım. Haftanın son makalesinde yani Web tasarımın vazgeçilmez 25 ikon seti adı altında paylaştığım, her profesyonel web tasarımcının kesinlikle arşivinde bulunması gereken vektörel ve piksel ikon setleri de ilginizi çekecektir.

18. haftada görüşmek üzere…

Google ve Youtube yasaklarını hosts dosyası ile ortadan kaldırın

Web Tasarım Kaynakları #11

Web tasarımın vazgeçilmez 25 ikon seti

Devamını Oku

Google’dan font-face hizmeti: Google Font API

Google’dan font-face hizmeti: Google Font API

Google yine yaptı yapacağını ve web tasarım dünyasında son zamanlarda çok moda olan font-face kullanımına özel hizmetini, Google Font API adı ile hayata geçirdi.  Şahsen beni oldukça sevindirdi bu gelişme. Benim kadar bir çok web tasarımcının da hoşuna gideceğine eminim. Bu hizmet sadece font-face‘den mi oluşuyor diye merak edenlere cevabım “evet, sadece font-face özelliği ile sitenize sistem fontlarının haricinde çok daha güzel fontlar yüklemenizi sağlıyor” olacaktır.

Kullanımı da çok basit

Bu hizmetin yanında gelen Google Font Directory‘den bir yazı tipi seçtiğinizde, Google size bir CSS linki veriyor. Bu linki sitenizin html yapısına ekleyip, fontun adını da nerede kullanmak istiyorsanız o bölümün CSS’ine ekleyerek kullanabiliyorsunuz.

Google’ın linkini verdiği CSS dosyasında bulunan kodlar sadece aşağıdaki satırlardan ibaret.

Aşağıdaki gibi fontu kullanmak istediğiniz bölümün font-family özelliğine fontun adını yazmanız yeterli. h1 ve h2′yi örnek olarak yazdım.

Peki “ben zaten CSS dosyama @font-face’i ekliyorum ve sitede sorunsuz görünüyor. Google’dakinin farkı ne?” diye soracak olursanız ona da cevabım hazır : ) Bu soruya cevap olarak, Google Font API’yi kullanmanın avantajlarını sıralayabiliriz.

Google Font API’nin Avantajları

+ Bant Genişliği: Google, font dosyalarını kendi bünyesinde bulundurarak, her defasında yüklenen fontların kendi sunucumuzun bant genişliğini artırmasını önlemiş oluyor.

+ Yükleme Hızı: Bildiğiniz üzere @font-face’le eklenen fontların tarayıcıda yüklenmesi zaman alıyor. Google sunucuları bu noktada hızlarını konuşturarak, fontların normalden daha hızlı yüklenmesini sağlamış oluyorlar.

+ Önbellek Sorunu: Aynı font dosyası birden fazla sitede kullanıldığında tarayıcıda önbellek (cache) problemi görülebiliyor. Google hizmetinde bunun kesinlikle olmadığı iddia ediliyor.

Ajax Libraries adı ile Jquery, Mootools gibi Javascript kütüphanelerini de kendi bünyesinde bulundurarak aynı tarz bir hizmet sunan Google, yazılımcılardan sonra bu defa da biz tasarımcıların yüzünü güldürmeyi planlıyor anlaşılan. Eğer bu hizmeti uygulamalı olarak test etmek isterseniz bu örneğe göz atabilirsiniz.

Ayrıca font directory’deki fontların tarayıcıda nasıl göründüklerine preview sayfasından bakabilirsiniz. Türkçe karakterleri destekleyen fontların Google’dan kullanılabilmesi için nasıl bir gelişme olacak, ilerleyen zamanlarda hep birlikte göreceğiz.

Devamını Oku

Web tasarımcılar için Google SEO ayarları

Web tasarımcılar için Google SEO ayarları

Bugün siteler arasında yaşanan en büyük rekabet, hiç şüphesiz arama sonuçlarında özellikle de Google’da üst sıralarda çıkmak için yaşanıyor. Arama motoru ve site trafiğinin takibinde kontrolün %90’ını Google’ın elinde tuttuğunu dikkate alacak olursak, web tabanlı pazarlama stratejilerinde en önemli hedefin Google’da bir numaraya yükselmek olduğuna şaşırmamalıyız.

Başka bir deyişle, web sitelerinizin daha fazla kişiye ulaştırmanın ve tanıtmanın yolu Google’da üst sıralarda çıkmaktan geçiyor. Bu noktada ise devreye Arama Motoru Optimizasyonu, yani SEO giriyor. Web sitenize uygulayacağınız doğru SEO düzenlemeleri ile geliştireceğiniz stratejiler, sitenizi arama motorlarında üst sıralarda çıkartır ve internet dünyasında sitenize itibar ve yeni bir anlam kazandırır.

Her web tasarımcıyı ilgilendiren, sitenizin SEO ayarlarını doğru yapmanın 8 yolu ile devam ediyoruz.

1. Her sayfaya Google Analytics ekleyin

Google Analytics bildiğiniz üzere Google tarafından geliştirilen ücretsiz site istastik yazılımı. Bu hizmet ile müşterinize, web sitesi ile ilgili istatistik bilgilerini ve arama motorlarındaki performansını detaylı kriterlere göre raporlayabilirsiniz.

Aynı zamanda, Goal Tracking (Hedefler) özelliğini kullanarak, anahtar kelimelere ve sitedeki içeriğe bağlı olarak, sitenizin arama motorlarındaki değerini artırabilirsiniz. Bu özelliği kullanmakla ilgili bütün detaylara bu adresten göz atabilirsiniz. Bir web tasarımcı olarak hala Google Analytics kullanmıyorsanız, üye olmak için daha fazla gecikmeyin.

Web sitesinin bütün sayfaları ile ilgili istastik bilgisi almak için Google Analytics’i sitenin her sayfasına mutlaka eklemelisiniz.

2. Meta bilgilerini eklemeyi unutmayın

Sitenizin html kodlarına ekleyeceğiniz meta bilgileri, arama motorlarında çok önemli rol oynar. Bu bilgiler potansiyel ziyaretçilerinize, arama sonuçlarında sitenizle ilgili ön bilgi ve açıklamalar sunar. Sadece site bilgilerini değil, arama sonuçlarını etkileyen anahtar kelimeleri de <meta> etiketleri ile siteye yerleştiririz. Bu nedenle meta bilgilerini sitedeki her sayfanın html kodlarına eklemek SEO bakımından çok önemlidir.

Diğer yandan, Google meta bilgilerini sitedeki sayfaları birbirinden ayırdetmek için de kullanır. Bu nedenle sayfalarda içerik tekrarı yapmamaya da özen göstermelisiniz.

Ayrıca meta bilgilerinin boşluklar dahil olmak üzere 160 karakteri geçmemesine de dikkat edin.

Daha önce hiç meta bilgisi eklemediyseniz aşağıdaki örnekler size bu konuda yardımcı olacaktır. Meta bilgilerini html kodlarınızda <head> … </head> tag’leri arasına yerleştirin.

Anahtar kelimeler için,

<meta name=”keywords” content=”e-ticaret, alışveriş, online ticaret, elektronik” />

Site açıklaması için,

<meta name=”description” content=”Online alışverişte kalitenin ve ucuzluğun adresi” />

3. Her sayfaya başlık ekleyin

İnternet tarayıcısının en üst barında görüntülenen sayfa başlığı, sayfadaki içeriğin arama motorlarında saptanmasını sağlayan en önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle, sitenizin her sayfasında bulunan <title></title> tagleri arasına sadece sitenin adını yazmak yerine sayfaların içeriği ile ilgili anahtar kelimeleri içeren bir başlık yazmayı tercih edin. Ve bu başlığın 60 karakteri geçmemesine de dikkat etmeniz gerekiyor.

Böylece Google’da sayfalarınızın değeri artacak, bu da SEO bakımından olumlu sonuçlar sağlayacaktır.

4. Html kodlarına özen gösterin

Bir çok sitede özellikle <h1>, <h2>, <h3>  gibi önemli başlıklarda kullanılması gereken html tag’lerinin ihmal edildiğini görüyorum. Bazı web tasarımcılar işin kolayına kaçarak, içeriğin tamamını sadece <div> ya da <p> tag’lerinin arasına gelişigüzel yerleştirerek, sadece tarayıcıda düzgün görünmesinin yeterli olacağını düşünüyor olabilir. Oysa Google’ın site içeriğini saptarken en çok önem verdiği html tag’leri; bir metnin ana başlığını içeren <h1> ve önem sırasına göre alt başlıkların yerleştirildiği <h2>, <h3>, <h4> … tag’leridir.

İş sadece <h1> ‘in doğru kullanımı ile de bitmiyor elbette. Html ve CSS‘in kapsayıcı ve çocuk element yapısını dikkate alarak, hiyerarşik yapısına uygun bir html kodlaması yapılması Google SEO bakımından son derece önemlidir.

5. Html kodlarınızdaki fazlalıkları azaltın

Html kodlarına direkt olarak yazılmış olan Javascript ve CSS satırları, Google örümceklerinin sitenizdeki özgün içeriği taramasını ve saptamasını zorlaştırır. Bu nedenle Javascript ve CSS dosyalarını, html yapısına ekleyeceğiniz tek satırla dışarıdan çağırmalısınız. Böylece hem html kodlarının tarayıcıya çabuk yüklenmesini sağlamış olursunuz, hem de Google’ın sitenizdeki bütün içeriği kaydetmesini kolaylaştırarak SEO bakımından da doğru bir düzenleme yapmış olursunuz.

6. Sitenizdeki içerik özgün olsun

Özgün içerik, Google SEO ile ilgili bu makalede yazdığım bütün yolların en önemlisi aslında. Çünkü Google, başka bir siteden kopyala – yapıştır yoluyla birebir aldığınız içeriği “içerik tekrarı” olarak değerlendirip, sitenizi arama sonuçlarında göstermeye gerek duymuyor. Bu nedenle sitelerinize içerik eklerken işin kolayına kaçmadan, kendinize ait özgün metinler yazmalısınız.

Buna rağmen başka bir siteden içerik hırsızlığı yaparsanız, Google algoritması bunu derhal tespit ederek, sitenizi sandbox (kum havuzu) denilen bölüme  alır ve arama sonuçlarında sitenizi göstermek istemez.

7. Her sayfaya Footer linklerini ekleyin

Çoğu zaman sitenin ana menüsünü metin link yapmak yerine, daha güzel görünmesi açısından flash ya da grafik tasarımı şeklinde yaparız. Oysa ana menüyü en sade hali ile metin link halinde kullanmak Google SEO bakımından önemli bir faktördür. Çünkü Google sadece metin linklerini standart bağlantı yolu şeklinde algılar. Ancak biz web tasarımcılar, tasarımın şıklığından ödün vermemek için sitelerin ana menüsünü grafik tasarım şeklinde yapmakta ısrar ettiğimizden, bu duruma basit bir düzenleme ile çözüm yolu bulabiliriz.

Sitedeki her sayfanın en altına mutlaka Footer bölümü ekleyin ve footer linklerini yani ana menüyü en basit haliyle metin linkler şeklinde bu bölüme yerleştirin. Böylece Google’ın sitenizdeki bağlantı yollarını tespit etmesini kolaylaştırabilirsiniz.

8. Sitenize blog ekleyin

Arama motoru optimizasyonu ile ilgili yukarıda bahsettiğim bütün ayarları yaptıysanız, son olarak siteye blog bölümü ekleyerek müşterinize, siteyi sürekli olarak güncellemesi için sorumluluk verebilirsiniz. Böylece site sahibi (yani müşteriniz) sitedeki içeriği blog sistemiyle kolayca ve düzenli olarak güncelleyecek, her daim canlı siteleri seven Google’ın dikkatini çekecektir.

Ayrıca bloglar ziyaretçi sayısı ve site trafiğinin artması bakımından çok önemli bir faktördür. Sitede yayınlanan yazılar ziyaretçiler ve potansiyel müşteriler tarafından başka sitelerde paylaşılarak sitenizin pagerank’ini ve Google’daki değerini artırır.  Ancak blogda da içeriğin özgün olmasına dikkat etmeniz gerekiyor.

Devamını Oku

Google Buzz İkonları

Google Buzz İkonları

Google Buzz, geçtiğimiz Şubat ayında sosyal medya dünyasına, dolayısıyla da hayatımıza giriş yaptı. Google faktörü olunca da hayatımıza girer girmez yüksek ses getirdi. Hemen akabinde başlayan kişisel hak ihlali ile ilgili tartışmalar döne dursun, Google Buzz kullanıcıları bu durumdan çok da şikayetçi gibi görünmüyorlar. Özellikle benim gibi makale yayınlayan, günlük yazan blog kullanıcıları Google Buzz’ı ilk çıktığı günden beri düzenli olarak kullamaya devam ediyor.

Sevin ya da sevmeyin, bundan sonra bloglarda “Google Buzz’da yayınlayın” ikonları ile sıkça karşılaşacaksınız. Blog yazılarını Buzz’da yayınlatmak isteyen kullanıcıların işini kolaylaştıracak, 24 adetten oluşan Google Buzz ikon seti webdesignerdepot.com tarafından yayınlandı ve ben de sizinle paylaşmak istedim.

İkon resimlerinin altında bulunan Download butonunu tıklayarak ücretsiz indirebilir ve blogunuzdaki sosyal medya ikonlarının yanına istediğiniz Buzz ikonunu ekleyebilirsiniz.

Devamını Oku