Posts Tagged "freelance tasarım"

Freelance web tasarımda fiyatlandırma stratejisi

Freelance web tasarımda fiyatlandırma stratejisi

Bir çok sektörde olduğu gibi tasarım işinde de freelance çalışmanın yükselişte olduğunu her fırsatta söylüyorum. Esnek çalışma saatleri ve evden çalışmak gibi cazip sebepler, bu yükselişte en büyük rolü oynuyor. Ancak bu yükselişle birlikte, web tasarım dünyasında bütün freelance çalışanlar ve müşteriler aynı durumdan yakınıyor: rekabetle birlikte fiyatlardaki uçurum. Bazı tasarımcılar rekabet olayını yanlış değerlendirerek fazlasıyla düşük fiyatlar karşılığında web tasarım hizmeti vermeye devam ediyorlar. Ancak sadece rakip tasarımcılar açısından değil, müşteri tarafından bakınca da doğru fiyatlandırma yapmanın çok önemli olduğunu bilmelisiniz.

Freelance iş ilanlarını ve forumlara göz attığınızda 100 TL’ye web tasarım hizmeti veren tasarımcılar olduğunu görüyorsunuzdur. Bu durum, işini ciddiye alan profesyonel tasarımcılar açısından gerçekten üzücü bir durum. Her ne kadar rakiplerinizin onlar olmaması gerekse de, hizmet kalitesiyle doğru orantılı olarak düşürdükleri bu miktar, bu konularda bilgili olmayan  müşterileri yanıltabiliyor. Yine de bilinçli müşteriler, web sitesinin istedikleri kalitede olması için gereken minimum ve maksimum fiyatı yaklaşık olarak bilirler.

Ben de dahil bir çok tasarımcı şu soruyla karşılaşmıştır: “web sitesini ne kadara yapıyorsunuz ?” Bu soruya cevap vermek sandığınız kadar kolay değil. Yazının devamında, website projeleriniz için fiyatlandırma yaparken nelere dikkat etmeniz gerektiğini ve nasıl bir yol izleyeceğinizi okuyacaksınız. Özellikle de bu işe yeni başlayanların bu yazıyı dikkatle okumalarını tavsiye ediyorum.

Web sitesini fiyatlandırmak

Bir web sitesi projesine fiyat biçmeden önce kendinize bazı sorular sormanız gerekiyor. Bu soruların cevabını vererek, alacağınız projenin bir anlamda fiyat analizini yapmış olursunuz:

Ne kadar zamanınızı alacak?

Projeye fiyat belirlerken dikkat etmeniz gereken en önemli faktör, zaman. Yapılan işin büyüklüğüne ve türüne göre alacağı zamanı yaklaşık olarak tahmin edebilmeniz gerekiyor. Bu konuda aslında en kolay çözüm, projeyi saat üzerinden ücretlendirmek. Zaten yurt dışında bir çok freelance tasarımcı, aldıkları projeleri saat başına değerlendirerek çalışıyorlar. Ancak bu, ülkemizde pek tercih edilen bir çalışma sistemi olmadığından projeyi toplam zaman üzerinden değerlendirmek durumundayız. Yani bir web sitesi ne kadar çok zamanınızı alacaksa fiyatı da doğru orantılı olarak artırabileceğinizi bilmelisiniz.

Yeni iş almak için zamanınız var mı?

Bazen öyle dönemler oluyor ki, aynı anda bir çok proje üzerinde çalışmak zorunda kalıyoruz. Böylece yeni işlere burun kıvırdığımız oluyor. Böyle durumlarda halk dilinde çok kullanılan bir söz var: “milyar versen yapmam“:) Ancak bu söz bu işte her zaman geçerli olmayabilir. Yeterli boş zamanınız yoksa, uykunuzdan ve kişisel aktivitelerinizinden fedakarlık etmeye değecek fiyatlar isteyebileceğiniz durumlar söz konusu olabilir. Tam tersi olarak da, zamanınız varsa boş kalmamak için projeyi normalinden daha düşük fiyatlarla almayı tercih edebilirsiniz. Bu duruma ticaret dünyasında fırsat maliyeti deniliyor.

Projenin gelecekteki potansiyeli nedir?

Alacağınız projeyi fiyatlandırırken, projenin gelecekteki potansiyeli de çok önemli. Eğer gerçekten çok tutacağına emin olduğunuz bir web projesi ise, bu işi kaçırmamak için normalden düşük bir fiyat isteyebilirsiniz. Böylelikle başlangıçta daha az kazanmış olsanız bile, zaman içinde bu proje size hem doğrudan hem de dolaylı olarak daha fazla kazandıracaktır.

Teknik destek verecek misiniz?

Ben web site işlerimi fiyatlandırırken müşteriye mutlaka iş sonrası düzenli olarak destek isteyip istemeyeceklerini soruyorum. Yani siteyi müşteriye teslim ettikten sonra, içerik yönetimi, sitenin bakımı ve güvenliği gibi bütün işleri müşteri üstlenecekse farklı fiyat veriyorum. Eğer web sitesinin bütün teknik desteği de bana ait olacaksa aylık destek ücreti talep edeceğim için proje fiyatını normalden daha düşük belirleyerek, teknik destek için alacağım aylık ücretten uzun vadeli kazanma yolunu tercih ediyorum. Siz de yeni website projesi alırken müşterinizle mutlaka bu konuyu konuşun.

Müşteri sizin için ne kadar değerli?

Yeni projenin sahibi daha önce çalıştığınız ve memnun kaldığınız bir müşteri ise fiyatta esnek davranabilirsiniz. Çünkü freelance çalışmanın en zor yanlarından biri karşılıklı olarak müşteri-tasarımcı memnuniyetidir. Ve hali hazırda memnun olduğunuz bir müşteriniz varsa bu fırsatı kaçırmak istemezsiniz. Ya da sektöründe isim yapmış yeni bir müşteri söz konusu ise,  fiyatı normalden düşük tutarak “işi kapmanız” portföyünüz açısından faydalı olur.

Müşteri ne istediğini biliyor mu?

En çok karşılaşılan ve baş ağrıtan durumların başında geliyor bu. Eğer müşteriniz web sitesi konusunda ne istediğini bilmiyorsa yapacak çok işiniz var demektir. Website işini alıp yapmaya başladığınızda müşteriden o kadar çok değişiklik talepleri gelir ki sürekli tasarımı ve kodlamayı değiştirmek, hatta başa dönmek zorunda kalırsınız. Fazladan zaman ve iş gücü kaybı ekstradan maliyet demektir. Projenin en başında toplam fiyatlandırmayı müşteriye bildirirken, söz konusu ekstra maliyeti de göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Ayrıca bu duruma düşmek istemiyorsanız, müşterinizle aranızda, proje ile ilgili yapılacak işlerin ve toplam fiyatın yer aldığı bir sözleşme yapmanızı tavsiye ederim.

Projenin gereksinimleri neler?

Müşterilerinizin talebine göre web sitesinde kullanacağınız teknolojiler değişiklik gösterebilir. Sitede kullanacağınız kodlama dili (Xhtml, Html 5 …), flash ya da javascript gibi bir çok web teknolojisi projenin maliyetini etkiler. Ayrıca içerik yönetim sistemi ya da bir e-ticaret sistemi kurulumu yapacaksanız kullanacağınız CMS ve yazılım diline göre de yapacağınız işler çoğalacağından ve zorlaşacağından, fiyat verirken bütün bunlara dikkat etmeniz gerekir.

Alacağınız iş türünde ne kadar deneyimlisiniz?

Çok iyi bir web tasarımcı olabilirsiniz. Ancak daha önce hiç çalışmadığınız bir türde web sitesi işi almanın, sizi her zamankinden daha çok yoracağından ve daha çok zaman alacağından emin olun. Eğer müşteri sizden daha önce tecrübeli olmadığınız şeyler yapmanızı istiyorsa, bu sizin için fiyatı artıran bir faktördür. Çünkü yıllardır deneyim kazandığınız bir işi yapmanın kolaylığını, ilk defa yapacağınız bir işte bulamayacaksınız. Fakat her projede yeni bir şeyler öğrenmek için harcadığınız emek ve zaman zorunuza gitmiyor, tam tersine bunu yanınıza kar sayıyorsanız, bu faktörü değerlendirme dışında tutabilirsiniz.

Bu makaleyi hazırlarken yararlandığım kaynaklar:

Devamını Oku

Freelance tasarımcılar için ek gelir kaynakları

Freelance tasarımcılar için ek gelir kaynakları

Kendimden biliyorum, freelance web tasarımcılar olarak bazen o kadar yoğun oluyoruz ki, bir kaç projeyi birden aynı anda almak zorunda kalınca neredeyse kendimize ayıracak hiç zaman bulamayabiliriz. Bir de üstüne tam zamanlı çalıştığınız bir iş yeri varsa, freelance işleriniz için uykunuzdan fedakarlık etmek durumunda kalırsınız. Ama bazen de tam tersine haftalarca boş zamanımız olabiliyor. Böyle dönemlerde boş oturmaktansa, freelance tasarım işi konusunda değerlendirebileceğiniz çok güzel alternatifler var aslında.

Ve bu alternatif işlerin en ilgi çekici iki yönü:

1. Sorumlu olduğunuz bir müşteri olmadan çalışmanın verdiği rahatlık.

2. Kazancın devamlılığı.

Freelance tasarımcılara böyle güzel iki nimeti sunan ek gelir kaynakları nelermiş, bir bakalım:)

Grafik Tasarımı satmak

İnternetin en büyük tasarım marketi olan Envato, dünya çapında freelance tasarımcılar için büyük bir gelir kaynağı. Ve Envato zincirinin en büyük halkalarından bir tanesi olan Graphicriver.net, son zamanlarda ülkemizde de web tasarımcıların gözdesi olmuş durumda.

Boş zamanlarda buton, ikon, form gibi ara birim tasarımlarını satışa çıkarıp Envato ile iş ortaklığı çerçevisinde hatrı sayılır bir gelir elde ediyorsunuz. Hatta dünyanın en iyi freelance tasarımcılarının bu siteden elde ettiği gelir, göz ardı edilecek gibi değil. Aşağıdaki resimden de görebileceğiniz gibi, sadece bir yazı efekti 4 $’dan  şu ana kadar 2209 defa satılarak yaklaşık 10.000 $ kazandırmış. Kazancın %40′ının tasarımcıya ait olduğunu da dikkate alırsak, Photoshop’ta hazırladığınız küçük bir yazı efektinden 4000 dolar kazanmanız mümkün.

Graphicriver‘da buton, ikon, font, doku, ara birim elementleri, vektörel grafikler ve 3 boyutlu objeler gibi her türlü tasarımı satışa çıkarabiliyorsunuz. Siteye 20$ depozito karşılığında üye olarak, hemen tasarım satmaya başlayabilirsiniz. Kazancınız en az 50 $’a ulaştığında ise, paranın hesabınıza aktarılması için talimat verebiliyorsunuz. Ancak üyelikte ve satılan tasarımlarda, sitenin oldukça titiz davrandığını da söylemem gerekiyor. Bununla ilgili bütün kurallara ve kullanıcı sözleşmesine siteden ulaşabilirsiniz. Ayrıca yeni başlayanlar için yardımcı niteliğindeki Getting Started sayfasına bakmanızda fayda var.

Tema Tasarımı Satmak

Hazır web sitesi ya da tema tasarımlarınızı satabileceğiniz Themeforest‘ın ise ilginizi daha çok çekeceğinden eminim. Çünkü Themeforest, Envato şirketinin en çok kazandıran sitesi. Themeforest’ta; ister Html&CSS olarak herşeyiyle hazır web sitesi, ister WordPress, Joomla gibi sistemler için tema tasarımı, isterseniz de PSD formatında arayüz tasarımı gibi her türlü tema tasarımınızı satabilirsiniz. Ve freelance tasarımcıların bu siteden elde ettikleri kazanç insanı şaşırtacak derecede yüksek. Öyle ki sadece bu siteden geçinmeyi bırakın, zengin olan freelance web tasarımcıların olduğunu biliyorum.

Yukarıdaki resimde sadece 42 $ değerindeki 1 tema şu ana kadar 2747 defa satın alınarak, 115000 (yazıyla yüzonbeşbin) $’dan fazlasını kazandırmış. Ve bununla da bitmiyor tabi. Örnek olarak aynı tasarımcının profilini incelediğinizde 27 temasını satarak şu ana kadar 500000 dolar kazandığını görünce ağzımızın açık kalmaması imkansız:)  Yani diyeceğim şudur ki; ne yapın edin, bir an önce bu sitelere üye olarak boş zamanlarınızda tasarım yapıp satın. Unutmadan belirtmem gerekiyor yalnız; Themeforest’a tema kabul ettirmek, tahmin ettiğinizden de zor. Zira moderatörler web tasarımında çok bilgililer. Bu nedenle tema tasarımlarınızın satışa sunulması için, web tipografisi, renk kontrastı, html kodlamasındaki semantik ve hiyerarşik düzen gibi bir çok önemli kriterlerde moderatörlerden geçerli not alması gerekiyor. Yine de bu sizi korkutmasın. Tam aksine Themeforest’a tema kabul ettirmek için yapacağınız çalışmalar, size web tasarımında uzman seviyeye yükselmeniz için gerekli olan bütün tecrübeyi kazandıracaktır.

Bloglardan reklam geliri elde etmek

Son zamanlarda, web tasarım bloglarının sayısındaki artışın siz de farkındasınızdır. Web tasarım blogları, web tasarımcının bu pazardaki itibarını artırmasının yanında, tasarımcıya reklam geliriyle de ek kazanç sağlıyor. Blogunuzun Sponsorlar bölümüne alacağınız reklamlarla, en azından hosting, domain gibi giderlerinizin yıllık maliyetlerini karşılayabilirsiniz. Bu nedenle hala bir blogunuz yoksa, en kısa zamanda bir blog açın ve yazmaya başlayın. Belli mi olur belki de Webrazzi gibi Türkiye’nin en büyük bloglarından biri haline gelir ve sadece reklamlardan ayda binlerce dolar kazanmaya başlarsınız.

Stok foto satmak

Henüz ülkemizdeki web tasarımcılar arasında yaygın olmasa da, dünyada en çok stok foto satışı yapanların başında fotoğrafçılarla birlikte freelance tasarımcılar gelmekte. Siz de istockphoto.com, fotolia.com gibi dünyanın en büyük stok foto siteleri için çekimler yapabilir ve kendinize ek gelir kaynağı oluşturabilirsiniz. Stok foto sitelerinde satış yapmak için illa fotoğrafçılıkla ilgilenmenize de gerek yok aslında. Fotoğraf haricinde web tasarımla ilgili illüstrasyonlarınızı ve video çalışmalarınızı da bu sitelerde satabilirsiniz.  Her ne kadar yaygın değil desem de, özellikle Fotolia‘nın sadece Türkiye’ye özel sitesinin açılması, yavaş yavaş bu ilgi alanının da ülkemizde genişlediğini gösteriyor sanırım.

Eğer boş zamanlarınızı yukarıda anlattığım yollarla değerlendirerek, kendinize ciddi anlamda güzel kazançlar sağlayabilirsiniz. Freelance tasarımcılar için ek gelir kaynağı olarak aklıma gelenler bunlar. Sizin de bildiğiniz başka gelir kaynakları varsa yorum olarak paylaşmanızı bekliyorum. Bol kazançlar dilerim:)

Devamını Oku

Müşteri portföyünüzü genişletmek için yapılacaklar listesi

Müşteri portföyünüzü genişletmek için yapılacaklar listesi

Eminim ki, makalenin başlığı freelance web tasarım işi ile ilgilenenlerin dikkatini şimdiden çekti. Çünkü, neredeyse her freelance web tasarımcının zorlandığı konulardan biridir yeni müşteri bulmak. Tasarım işinde ne kadar iyi olursanız olun, mevcut müşterileriniz çalışmalarınızdan ne kadar memnun olursa olsun, freelance (serbest) çalışmanın gerektirdiklerini yerine getirmezseniz, portföyünüzü genişletmek anlamında yerinizde sayarsınız. Hal böyle olunca da, rakiplerinizden sıyrılmak ve dolayısıyla portföyünüzü genişletmek neredeyse imkansız hale gelir. Bilişim sektöründeki interaktif uygulamalar ve özellikle sosyal medyanın da yaygın olarak kullanılmaya başlamasıyla birlikte, müşteriye ulaşmak oldukça kolaylaştı. Ancak asıl bahsetmek istediğim konu biraz farklı. Müşteri portföyünüzü genişletmenin en önemli yollarından biri onların da size ulaşmasını sağlamaktır. Ve elbette mevcut müşterilerinizi elinizde tutmak için de yapmanız gerekenleri unutmamanız gerekir.

Aşağıda yazacağım müşteri portföyünüzü genişletmek için yapılacaklar listesini not almanızı tavsiye ederim. Listeyi basit bir checklist şeklinde oluşturmak istiyorum ki kıyaslama yapabilir ve zaman kaybetmeden eksiklerinizi giderebilirsiniz. Konu ile ilgili daha ayrıntılı bir yazı için daha önce yazdığım Portfolyonuzu rakiplerinizden daha iyi yapmanın yolları başlıklı makalemden faydalanabilirsiniz.

Yapılacaklar Listesi

1. Kendinize ait bir web tasarım blogu açın.

2. Sosyal medya sitelerini ve özellikle de Xing gibi sosyal iş ağlarını aktif olarak kullanın.

3. Mutlaka blogunuzda yazdığınız yazıları sosyal medyada paylaşın.

4. Kendinize ait portfolyo sitenizi açın. (Benim hala açamadığıma bakmayın:)

5. Eski projelerinizdeki demode tasarımları gözden geçirin ve güncelleyin.

6. Blogunuza, portfolyo sitenizin linkini ekleyin.

7. Google SEO bakımından blogunuzda her gün en az 1 yazı yayınlamaya çalışın.

8. Diğer web tasarım bloglarını takip edin, ilgili yorumlar bırakarak okuyucu kitlesine ulaşın.

9. Portfolyo sitenize blogunuzun RSS‘ini ekleyin, böylece portfolyo siteniz de canlı kalır.

10. Freelance iş dünyası ile ilgili forumlarda ve ilan sitelerinde yer alın.

11. Kişisel kartvizit bastırın ve mümkün olduğunca çevrenize dağıtın.

12. Müşterilerinizle mail ya da telefon görüşmelerinizde kurumsal ya da aşırı samimi olmayın.

13. Mevcut müşterilerinize teknik destek ve iletişim konusunda özen gösterin.

14. Uzun zamandır görüşmediğiniz eski müşterilerinizle tekrar irtibata geçin.

15. İmkanınız varsa Google‘a ve ilgili mecralara reklam verin.

16. Mobil tasarım, html e-mail tasarımı gibi son zamanlarda çok talep gören konularda uzmanlaşarak kendinize yeni iş alanları oluşturun.

Portföyünüzü genişletmekle ilgili yapılacaklar konusunda aklıma gelenler şimdilik bunlar. Sizin de eklemek istedikleriniz varsa yorumlarınızı bekliyorum.

Devamını Oku

Tasarımcıların sorunu: yazılımcı bulmak ve birlikte çalışmak

Tasarımcıların sorunu: yazılımcı bulmak ve birlikte çalışmak

Freelance web tasarım pazarı son zamanlarda gerçekten çok büyüdü. Özellikle kurumsal şirketlerin -belki de özel ilgi istemesinden dolayı- freelance tasarımcılara ilgisi arttı. Bununla birlikte müşterilerden gelen istekler de çoğaldı tabi. Tasarım konusunda müşterilerinizin bütün isteklerini karşılamakta zorlanmıyor olabilirsiniz. Ama Photoshop’ta tasarım yapmak freelance tasarım işinin sadece bir bölümüdür. Asıl büyük bölüm sitenin kodlanması bir yana, yazılımından ibarettir. Ve bu bölümde doğru yazılımcı ile çalışmazsanız müşterilerinizin isteklerini tam anlamıyla yerine getiremeyebilirsiniz.

Müşteriniz web sitesi yaptırmak için kapınızı çaldığında hiç yazılım bilmeyen çok iyi bir tasarımcı olarak ona ne dersiniz? “Üzgünüm, ben sadece tasarım yapıyorum, yazılım bilmiyorum” dememelisiniz. İşi alırsınız ve derhal sitenizin programlamasını yapacak iyi bir yazılımcı arayışına girersiniz. Aslında çok kolay, değil mi? Hayır, pek sayılmaz:) Bu sektörde ne kadar çok “web programcısıyım” diye geçinen kişi var ki bilemezsiniz. Her fırsatta kapasitelerinden, teknik donanımlarından ve deneyimlerinden bahsederler ama onlarla çalıştığınızda vaad ettiklerinin aksine müşterinizin isteklerini yerine getiremezler. Gerçekten iyi web programcılarını tenzih ediyorum, onlar üstlerine alınmasın  ama kalabalık bir yazılım camiasından iyi olanı bulmak çok zor olabiliyor.

Bu makalede, bir web tasarımcı olarak  bu sorunun üstesinden nasıl gelinebileceğini anlatmaya çalışacağım. Bunun için incelememiz gereken başlıklar şunlar:

  1. Yazılımcıyı nerelerde aramalıyız?
  2. Doğru yazılımcıyı nasıl bulabiliriz?
  3. Yazılımcı ile çalışırken nelere dikkat etmeliyiz?

Yazılımcıyı nerelerde aramalıyız?

Yazılımcı ararken bakabileceğimiz bir çok yer var. Ve o yerlere aslında hiç de yabancı değilsiniz.

Güvenilir çevre

İş ilanı vermeden önce ilk yapmanız gereken şey, çevrenizdeki arkadaşlarınıza ve bu sektörle bağlantılı güvenilir insanlara danışmak olsun. Böylelikle güvendiğiniz bir kaynağın referans olduğu yazılımcı hiç tanımadığınız bir yazılımcıya göre her zaman daha iyidir. Özellikle de aynı yazılımcıyla daha önce çalışan bir tasarımcı arkadaşınızdan olumlu bir yorum duyarsanız artık daha fazla endişelenmenize gerek kalmadı demektir. Bu konuda Twitter, Xing, Facebook gibi bağlantı ağlarından da güvendiğiniz insanlara danışabilirsiniz.

Sektörün tanınmış uzmanları

Eğer bütçeniz bunu gerçekten karşılayabilecekse, en iyi sonucu tabi ki yazılım sektörünün en iyi isimleriyle çalışarak alabilirsiniz. Uzmanlık alanı ile ilgili kitap yazacak ya da konferans verecek kadar büyük isimlere bütçeniz yetmiyorsa en azından yazılım konusunda kendi blogu olan ve takip edilen insanları tercih edebilirsiniz. Her blogu olan kişi bütün yazılım isteklerinizi karşılayabilecek diye bir durum olmasa da, eğer bu sektörde itibar kazandıysa bunu kendisinin başarısına bağlamalıyız.

İlan Siteleri

Bütün kanalları tükettiğiniz halde aradığınız yazılımcıyı hala bulamadıysanız internetteki ilan sitelerine başvurmanın zamanı gelmiş demektir. İşte bu noktada devreye ücretli ve ücretsiz profesyonel ilan sitelerinin yanında freelance tasarım ile ilgili diğer web siteleri ve forumlar devreye giriyor. İlan verirken işle ilgili olarak domain adı, özel isim ve ücret hakkında bilgi vermeden, işin yazılımla ilgili olan kısmı ile ilgili bir kaç teknik detayı vermenizde sakınca yoktur. Böylelikle belirlediğiniz arama kriterlerine göre sınırlarınızı daraltacak ve konuyla alakalı olmayan diğer yazılımcıların başvurularını önlemiş olacaksınız.

Doğru yazılımcıyı nasıl bulabiliriz?

Yeterli sayıda yazılımcı başvurusu aldınız ve şimdi sıra zor olan bölümde: Dikkatli bir şekilde inceleyerek elemek. Bunu yaparken dikkat etmeniz gereken önemli noktalar var.

Referanslar ve portfolyo

Yazılımcıyı bulurken en önemli noktalardan biri de budur gerçekten. Çevrenizden birilerinin olumlu referansıyla bulduğunuz yazılımcılarla çalışırken güven sorununu daha işin başındayken çözmüş olursunuz (Her şeye rağmen, kontrol güvenden daha iyidir). Bulduğunuz yazılımcının kişisel referansı yoksa eski müşterileri ile iletişime geçip sormanızda hiç bir sakınca yoktur aslında.

Yazılımcının portfolyosu da çok önemlidir. Yazılımını yaptığı siteleri ziyaret ederek fonksiyonel yönden inceleyin. Yazılımın tamamı kendine ait olmayabilir. Açık açık yazılımın hangi bölümlerinin kendisine ait olduğunu sorabilirsiniz. Projenin yazılımı ile ilgili tam olarak neye ihtiyacınız olduğunu belirleyerek, bulduğunuz yazılımcının yeteneğini ve tecrübesini buna göre değerlendirin. Bu konuda aklınızda hiç bir soru işareti kalmadığından emin olmalısınız.

Anlama Kabiliyeti

Yazılımcının anlama kabiliyeti de en önemli hususlardan biridir. Başarılı bir yazılımcı projenin her aşamasında karşılaştığı teknik sorunları zaman kaybetmeden anlayarak çözüm getirebilmelidir. Bu aynı zamanda detaylı ve büyük projelerde karmaşıklığın önüne geçen bir yeteneğe sahip olduğunu gösterir.

Ayrıca iyi bir dinleyici ve talimatlarınızı yerine getirecek biri olmalıdır. Kendisiyle telefon ve e-mail yoluyla iletişim halindeyken, tavırlarından bu konuyla ilgili önsezi ve ipucu alabilirsiniz.

Sonuç olarak yazılımcı ile aranızdaki iletişim ve yazılımcının sizi ve teknik sorunları anlama kabiliyeti, projenizin zamanında ve başarı ile sonuçlanmasında önemli rol oynar. Şayet bunu başarabilirseniz, hem gelecekteki yeni projelerinizde gönül rahatlığıyla beraber çalışabilirsiniz hem de diğer projelerde yine sizinle çalışmak isteyen -sonuçtan memnun- bir müşteri kazanmış olursunuz.

Uzmanlık Alanı

Bütün yazılımcılar aynı işi yapmaz. Hepsinin bir uzmanlık alanı vardır. Siz de projenizin gereksinimlerini karşılayabilecek uzmanlık alanına sahip bir yazılımcı bulmalısınız. Örneğin bir alışveriş sitesi işi aldıysanız, alışveriş sitelerinde deneyimli bir yazılımcıyla çalışmalısınız. Aradığımız kişi İsviçre Çakısı gibi herşeyden birazcık anlayan birisi olmamalı. Buradaki anahtar kelime uzmandır. İstediğiniz program dilini ya da teknolojiyi bildiğini ama daha önce o konuda hiç çalışmadığını söyleyen programcılardan sakınmanızı tavsiye ederim. Uzmanlık alanı ile ilgili kendi yazılarını yayınladığı blogu olan yazılımcılar kendilerini sürekli geliştirmek ve uzman olduklarını kanıtlamak için diğerlerinden her zaman bir adım öndedirler.

İletişim Kolaylığı

Elbette rahatlıkla iletişime geçebileceğiniz bir web yazılımcısı ile çalışmak istersiniz. Sadece siteyi yaparken değil aynı zamanda düzenli görüşmeler ve güncelleme işlemleri için de her daim ulaşılabilir olmalı. Bir anlamda zamana karşı yarıştığınız süreçte, günlerce hatta haftalarca yazılımcınızdan haber alamamak kadar kötü bir durum olamaz her halde. Freelance tasarım sektöründe bir çoğumuz Messenger, Skype ya da Gtalk kullanıyoruz. Birlikte çalıştığımız yazılımcının da düzenli olarak çevrimiçi olduğu bir sohbet programı kullanması ve  e-maillerine zamanında cevap vermesi size hızlı iletişim kolaylığı sağlar. Bu, yazılımcının bütün zamanını sizin projenize ayırabileceği anlamına gelmesin. Ama yine de iletişim kolaylığı projenin zamanında teslim edilebilmesi için çok önemli bir faktördür.

Ücretlendirme

Kesinlikle proje için yazılımcıya ayırdığınız ücret çok önemlidir. Ama sadece yazılımcının istediği ücrete odaklanmak en iyi yazılımcıyı bulmanızı sağlamaz. Yine de en iyi sonuca ulaşmak için proje için yaptığınız bütçelendirme ile ilgili bütün kriterleri değerlendirmelisiniz.

Günümüzde freelance’in her dalında olduğu gibi çok düşük ücretle iş yapan yazılımcılar bulmak kolaydır. Peki onların, isteklerinizi karşılayabilecek kapasitede olduklarından emin olabilir misiniz? Yazılım dünyasında ayrıntılı bir fiyat karşılaştırması yapıldığında, alınan hizmetin fiyatla doğru orantılı bir bağlantısı kesin olarak söz konusu değildir. Bazı yazılımcılar normalden daha düşük ücrete çok iyi işler çıkartırken, bazıları da çok yüksek ücret talep ettikleri halde istediklerinizi karşılayamayacak kadar tecrübesiz olabilirler. Bu nedenle sadece ücretlendirmeyi değil, yukarda saydığım bütün önemli noktaları göz önünde bulundurmalısınız.

Yazılımcı ile çalışırken nelere dikkat etmeliyiz?

Aradığınız yazılımcıyı buldunuz ve proje üstünde çalışmaya başladınız. Projeyi aksaklığa uğratmamak veya daha büyük bir sorunla karşılaşmamak için aklınızda olması gereken bir kaç önemli husus vardır.

Bütün detayları kontrol edin

Proje sürecinde işinizin sadece Photoshop‘ta tasarım yapıp belki biraz da CSS yazmak olduğunu düşünmeyin. Yazılımcıdan yapmasını istediğiniz bütün fonksiyonları, her bir butondan linklere kadar bütün detayları ile birlikte mutlaka inceleyerek tasarladığınız gibi olup olmadığını kontrol edin. Gerektiğinde üstünde tartışmaktan çekinmeyin. İşlem sürecinde müdahalede bulunmazsanız daha sonra geriye dönüp düzeltmeler yapmak daha zor olabilir ve haliyle daha fazla zamanınızı alabilir.

CSS ve Html yapısı da yazılımcı tarafından oluşturulacaksa tasarım notlarınızı döküman halinde kendisine vererek kenar boşlukları, satır aralıkları, sayfa genişlikleri, yazı tipi seçimi gibi konularda kendisine rehberlik sunabilirsiniz. Normalde iyi bir yazılımcı, arayüz tasarımını Html’e birebir dönüştürmekte zaten sorun yaşamayacaktır ama yine de siz önleminizi bu şekilde alırsanız iyi olur.


Tasarımı yazılımcıya herşeyiyle hazır halde verin

Bazı tasarımcılar tasarım yaparken yapısal sınırları ve web standartlarını tamamıyla dikkate almazlar. En basitinden ölçü birimi Piksel, çözünürlük ise 72 piksel/inch olmak zorundadır. Photoshop’ta tasarıma başlamadan önce belirlemeniz gereken sayfa ayarları kabaca aşağıdaki resim gibi olmalıdır. Bu ayarlara göre yaptığınız tasarım, internet tarayıcısında görüntülenecek olan sayfanın neredeyse aynısı olacağı için yazılımcılar için de kolaylık sağlamış olursunuz.

Siteyi bütün tarayıcılarda kontrol edin

Bu aslında yazılımcıların iyisiyle kötüsünü birbirinden ayırmak için çok önemli bir kriter. Web yazılımcıları sitenin Internet Explorer 6-7-8, Firefox 2-3, Safari 3-4, Google Chrome ve Opera gibi ünlü tarayıcılarda düzgün görünmesini ve yazdıkları bütün fonksiyonların sorunsuz olarak çalışmasını sağlamak zorundadırlar. Burada tartışılması gereken en önemli nokta, yeni web teknolojilerini desteklemeyen Internet Explorer 6′nın artık önemsenmemesi gerektiğidir. Ancak malesef ülkemizdeki resmi kurumlarda ve banka, sigorta şirketleri gibi kuruluşlarda hala IE 6′nın kullanılıyor olması bu konuda elimizi bağlamaktadır.

Tekrar tekrar test edin

Siteyi bütün tarayıcılarda kontrol etmek test işleminin sadece bir bölümüdür. Burada önemli olan, bütün fonksiyonların ve sayfaların farklı yollardan tekrar tekrar test edilip bug diye tabir ettiğimiz hataları bulup ayıklamaya çalışmaktır.

Mümkün olduğu kadar bütün linkleri ve butonları tıklayın, bütün formları doldurarak submit edin ve sonuçları görün. Eğer bir alışveriş sitesi ise gerçek bir kredi kartı ile denemek için bir ürün satın alın ve siparişten teslimata kadar olan işlem sürecini takip edin. Bir içerik yönetim sistemi (CMS) ise yazı yazma, düzenleme ve yorum bırakma gibi bütün özelliklerini tekrar tekrar deneyin. Hataları bulup ayıklamak her yazılım projesinin en can alıcı bölümüdür.

Makul bir süre belirleyin ve iş takvimi hazırlayın

Hiç kimse proje teslim günü geldiğinde ek süre talep edilmesini istemez. Proje teslim günleri (deadline) üstümüzde oluşturduğu stresle birlikte çalışmalarımızın kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle projedeki zaman aralıklarını mantıklı bir şekilde belirlemek çok önemlidir.

Web tasarım projesini yönetirken dakik olmak için, zamanı bölümlere ayırarak oluşturduğunuz iş takvimine göre çalışmak gerekir:

  • Tasarımı yazılımcıya teslim edeceğimiz zaman
  • Yazılımcının,  incelemeniz için fonksiyonları ve yazılımın tamamını size vereceği zaman
  • Yazılımcı ile birlikte kontrol edip düzenlemeler yapacağınız zaman aralığı
  • Siteyi müşteri ile birlikte gözden geçireceğiniz zaman aralığı
  • Yazılımcı ile birlikte yapacağınız son düzenlemeler için gerekli zaman aralığı
  • Sitenin tamamıyla teslim edilmesi ve internete yüklenmesi

Müşterilerinizin beklentilerini tamamıyla karşılayabilmek adına bu şekilde çalıştığınız sürece sorun olmayacaktır. İş takvimini hazırlamaya başlamadan önce yazılımcınıza danışarak istenilen yazılımın normal şartlarda ne kadar zaman alacağını belirlemeye çalışın. Ancak bu şekilde müşterinize karşı dakik olabilirsiniz. Plansız oluşabilecek sorunları da hesaba katarak esnek bir pay bırakmakta fayda var tabi.

Sonuç

Aldığınız website projesi için bir yazılımcı bulduğunuzda efektif olarak proje yönetiminden de siz sorumlu olacaksınız. Bu size tasarım haricinde de önemli deneyimler kazandıracaktır. Bir yazılımcı ile ortak çalışmayı öğrenmek web tasarım kariyerinizde önemli bir yol kat etmenizi sağlar. Bu yol boyunca tasarım konusunda önemli gelişmeler ve tecrübeler kazanırsınız.

Sonuç olarak, yazılımcı ile beraber çalışmak profesyonelliği ve ekip çalışmasını gerektirir.  Doğru yazılımcıyı bulmak ve iş ilişkilerinizi geliştirmek ise biraz zaman alabilir. Bu nedenle doğru kişiyi bulduğunuz zaman onunla uzun süreli çalışmak için karşılıklı özveride bulunun ve web tasarım dünyasında neler yapabileceğinizi herkese gösterin.

Devamını Oku

Freelance Çalışanlar Twitter Kullanırken Nelere Dikkat Etmeli?

Freelance Çalışanlar Twitter Kullanırken Nelere Dikkat Etmeli?

Buradaki makalede freelance çalışanların neden Twitter kullanması gerektiğini yazmıştım. Devamı niteliğindeki ikinci makalemde ise Twitter kullanmaya başlamadan önce ve kullanırken nelere dikkat etmek gerektiğini anlatmaya çalışacağım. Eğer okumadıysanız, öncesinde ilk Twitter makalemi okumanızı tavsiye ederim: Freelance çalışanlar neden Twitter kullanmalı?

Lafı fazla uzatmadan, freelance çalışanlar için Twitter rehberi olabileceğini düşündüğüm yazıma hemen geçmek istiyorum.

Profil ayarlarınızı doğru yapın

Twitter kullanmaya karar verdiyseniz ilk yapmanız gereken Twitter’a üye olmak ve bir profil oluşturmak. Üye olmak çok basit zaten. Buradaki asıl nokta profil ayarlarınızın ileride size hatalı sonuçlara mal olmayacak şekilde ayarlamak. Bu ayarları aşama aşama anlatmakta fayda var.

Kullanıcı Adı:

Bir kullanıcı adı seçerken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, yaptığınız işlerden sizi tanıyanların hatırlayabileceği, tanımayanların ise kolaylıkla tahmin edebileceği bir kullanıcı adı seçmektir. Kullanıcı adı seçiminde en faydalı çözüm, freelance işlerinizin altına imza olarak attığınız ismi tercih etmek olacaktır. Bu sizin gerçek adınız da olabilir, website adresiniz de. Kısacası yaptığınız işlerin altında hangi ismi kullanıyorsanız Twitter hesabınızı da o isimle açmanız en doğru yoldur. Benim de twitter hesabımın twitter.com/ozdtasarim olması aynı sebepledir.

Bio:

Aslında bu bölüme bir şeyler yazmak kişisel tercihinize kalsa da, şunu bilmelisiniz ki Bio yani hakkınızda bölümüne ne yazarsanız yazın mutlaka okunur. Bu nedenle 160 karakterle sınırlandırılmış bir bölüm de olsa yaptığınız işi kısaca ifade edip tanıtımınızı yaparak, sunduğunuz hizmetleri listeleyebilirsiniz. Elbette bu sizin yararınıza olacaktır.

Avatar:

Twitter’da kullanabileceğiniz tek resim avatarınız olabileceğinden, yüklediğiniz resim çok çabuk Twitter kimliğiniz haline gelebiliyor. Bu nedenle avatar resminizin akılda kalıcı ve özgün olmalı. Bununla birlikte kim olduğunuzu ya da ne iş yaptığınızı çağrıştıran doğru resmi seçtiğinizden emin olmalısınız. Ben de dahil bir çoğumuz avatar olarak logomuzu kullanmamıza rağmen, kişisel fotoğrafınızın göründüğü avatarlar insanlarla aranızdaki kurumsal mesafeyi azaltarak daha güven verici bir durum oluşturuyor. Sonuçta birebir iletişim haline geçilen freelance işlerde çok önemli bir faktör olan “güven” unutulmamalı. Kısacası 80x80px’lik bir resim kullanarak nasıl bir iletişim kurmak istediğiniz konusunda doğru kararı verin.

Arkaplan Resmi:

Twitter’ın standart arkaplan resimlerinden birini kullanıyorsanız, aslında doğrusu onu bir an önce çöpe atıp kendinize özel bir arkaplan resmi kullanmaktır. Standart arkaplan resimleri, ciddi bir bağlantı ağı oluşturmanızda eksiklik olarak varsayılabilir. Daha da önemlisi, size özel bir arkaplan resmi, işinizle ilgili bilgileri paylaşmanızda, size gerçekten değerli bir statü sağlar.

Sonuç olarak, Twitter’da bir profil oluştururken kullanıcı adınızdan, arkaplan resmine kadar bütün seçimlerinizi bilinçli bir şekilde yapmanız sizin faydanıza olacaktır.

Takip edecek kişiler bulun

Twitter’da sizi kimse izlemiyorsa, tabiki yaptığınız her şey anlamsız olacaktır. Ve siz birilerini takip etmeye başlamadan, sizi takip edecek kişileri bulmak zaman alır. Bu nedenle öncelikle benzer ilgi alanları ve iş alanlarına sahip kişileri bulun. Bir kaç iletisini ya da profil bilgisini okuyarak, sizi takip etmek isteyebileceğini tahmin ettiğiniz kişileri önce siz takibe alın. Aralarından mutlaka sizi takip etmek isteyen kişiler çıkacaktır. Bunun için harcayacağınız zaman sizin için uzun vadeli bir yatırımdır. Bu şekilde Twitter’daki bağlantı ağınızı genişletebilirsiniz.

Twitter’da tarzınızı ortaya koyun ve onu koruyun

Bütün ayarlarınızı yaptınız. Sırada ne var? Tabi ki ileti yazmak. Yani dilimize de neredeyse yerleşmek üzere olan “tweetlemek”. Bu bölüm, Twitter’da yeni olanlanlara ilk zamanlarda zor gelebilir. Sonuçta yazacağınız ileti ve okuyacak kişilerle ilgili sorumluluk sahibisiniz. Benim bu konudaki tek tavsiyem: “Sadece yazın, gitsin”. Elbette hatalarınız olacak ama bunun sonucunda hatalarınızla ve doğrularınızla sadece kendiniz olacaksınız ve bu da kişiliğinize ve işinize saydamlık kazandırarak karşınızdakine dürüstlüğünüzün kanıtı olarak geri dönecektir. Tabi ki bu, bilerek hata yapmak anlamına da gelmiyor. Bir kez yazmaya başladığınızda insani ve etik değerlerden dolayı tek bir sorumluluğunuzun olduğunu farkedeceksiniz: Kendinize ve diğerlerine saygılı olmak.

Twitter’da tarzınızı oluştururken bir kaç ipucundan yararlanabilirsiniz;

Aldığınızdan fazlasını verin.
Herkes farklı amaçlarla Twitter kullanıyor olabilir ama şunu farkettim ki hiç kimse Twitter’da “hava çok soğuk” gibi gelişi güzel ileti bombardımanına tutulmak için bulunmuyor. Siz de aynı şeyi yapmak yerine, alanınızla ilgili ya da sizi takip edenlerin ilgisini çekeceğini düşündüğünüz faydalı bilgiler yazarak okunurluğunuzun devamlılığını sağlayabilirsiniz. Ayrıca blogunuz varsa yeni yazılarınızın kısa özetini geçerek tanıtınımını yapın. Yazılarınızı beğenip beğenmediklerini sorun. Soru cümleleri diyalog ortamının oluşmasını sağlar. İş harici günlük hayatınızla ilgili özel iletiler yazmayı da ihmal etmeyin. Unutmayın ki Twitter’da sadece işinizin tanıtımınızı yapmak için değil, öncelikle insanlarla iletişime geçmek için bulunuyorsunuz. Bence işin püf noktası da bu. Yani ne yaptığınızın yanından kim olduğunuz da insanlar için önemli. Sizi insanlara kendinizin değil, bir başkasının tavsiye etmesi ağızdan ağıza pazarlamada en iyi sonucu doğurur.

Suistimal etmeyin.
Bir çok yönden Twitter kişisel bir yayın kanalıdır. Ve asıl problem de buradan doğar. Diğer bütün yayın kanalları gibi izleyicilerin-dinleyicilerin canı sıkıldığı (ve kalbi kırıldığı) zaman kanalı hiç şüphesiz değiştirirler. Sadece kendiniz olmanızı tavsiye etmemin sebebi, bunun insanlara ilgi çekici gelecek olmasındandır. Twitter’da yaptığınız tek şey blogunuza yazdığınız yazıların linkini yapıştırmak olursa, sadık takipçilerinizi geri dönüşü olmadan kaybedebilirsiniz. Çünkü bir defa sizin ağınızından çıktıklarında kolay kolay geri dönmeyebilirler. En azından Twitter’da sizin ilginizi nelerin çektiğini gözden geçirin ve siz de aynı şeyi sunmaya çalışın.

Diğer yandan hedeflediğiniz ağı oluşturduğunuzda günde bir ileti yazmak ya da hiç ileti yazmamak takipçileriniz için yeterli olmayabilir. Onlarla etkileşiminizi kaybetmemek ve iletişimi koparmamak için her gün yeterli ve dengeli sayıda ileti yazın.

Blogunuzu twitter’la birleştirin.
Twitter’a sadece blogunuzdaki yazıların linkini yapıştırmanın hatalı bir davranış olduğunu belirtmiştim. Diğer bir yandan ise Twitter, blogunuzun okuyucu sayısını ciddi bir ölçüde artırabilecek güce sahiptir. Ve bu, Freelance çalışanlar için potansiyel müşterileri ile bağlantıya geçmek için çok daha önemli olabilir. Çünkü blogunuz, sunduğunuz hizmetlerin ve işinizdeki kalitenin tanıtımı için mükemmel bir araçtır. Twitter’da blog yazılarınızı yayınlayarak kişisel ve profesyonel vasfınızı paylaşmak, takipçilerinizin, yaptığınız işle ilgili güvenlerini kazanmanızı sağlar. Bu nedenle elbette blog yazılarınızın linklerini de Twitter’da yayınlayın. Bir freelance çalışan olarak hala blogunuz yoksa çok yakında yazacağım Freelance çalışanlar neden blog açmalı başlıklı makalemden faydalanabilirler.

Sırada Ne Var?

Bu adımların hepsini gerçekleştirdiğinizde Twitter bağlantı ağınızın genişlemesinde ve itibar kazanmanızda başarılı olabilirsiniz. Çok detaylı bir makale olmasa da başlangıç ve kullanım açısından faydalı bir Twitter rehberi olacağını düşünüyorum. Freelance işlerinizi büyütmek için sosyal medya ortamlarını kullanmanın çok önemli olduğunu unutmayın. Bu konuda biraz zaman harcayarak elde edebileceğiniz imkanları ve kazançları es geçmeyin.

Bu konuda unuttuğum ya da göz ardı ettiğimi düşündüğünüz noktalar olabilir. Eleştirilerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum.

Devamını Oku